Anasayfa » Gündem » Abla-kardeş, hayallerini ertelemediler!

Abla-kardeş, hayallerini ertelemediler!

Röportaj: Hatice Ünal Bilen Fotoğraflar: Hakkı Günerkan

Sektörün en genç, dinamik ve donanımlı iki girişimcisi onlar. “İş olsun” diye değil, “işimiz olsun” diye yola çıktılar, çoğu büyüklerinin kepenk kapattığı 2016 krizinde, büyük bir cesaret ve özgüven örneği sergileyerek kendi ofislerini kurdular. Otel ve acentacılıkta edindikleri bilgi ve deneyimlerini şimdilerde özgür, sıra dışı ve yenilikçi ruhlarıyla turizme aktarmaya devam eden QNB Turizm’in abla-kardeş kurucuları Nazan-Kübra Bayrambey’in sektöre ilham katacak hikayesi bu samimi röportajımızda sizlerle…

Öncelikle sizi yakından tanıyabilir miyiz? Turizm sektörüne girmeye nasıl karar verdiniz, QNB Turizm nasıl kuruldu?

Nazan Bayrambey: Biz ticaretle uğraşan bir aileden geliyoruz. Babam çok uzun seneler restoran işletmeciliğiyle uğraştı. Benim de hedefimde hep işletme okuyup ticaret yapmak vardı. Hatta her yaz Kübra ile babamızın restoranına gider, yardım ederdik. Benim planlarımda ticaret yapmak vardı ama ailemin isteği üzerine Süleyman Demirel Üniversitesi’nde Tekstil Tasarım eğitimi aldım. Okul bittikten hemen sonra da Yargıcı markasının tasarım departmanında çalıştım. Ama bu bana yetmedi, moda tasarımı konusunda kendimi daha da geliştirmek isteğiyle Londra’ya gittim. Dünya tekstilinin ve modanın kalbi biliyorsunuz. Ben de o alanda kariyer yapacaksam mutlaka görmeliyim diye düşündüm. 3 ay kaldım İngiltere’de. Türkiye’ye döndüğümde ise beni hiç de parlak bir ortam beklemiyordu. Tekstilin Türkiye’de zorlu bir sınavdan geçtiği bir dönemdi. Ne yazık ki kendime göre uygun bir çalışma alanı bulamadım.

Bu arada Anadolu Üniversitesi’nde işletme eğitimi de aldım. Ticaret hep kafamda vardı. Bir taraftan da seyahat etmek, insanlarla sürekli iletişim içinde olmak beni fazlasıyla mutlu ediyordu. Gerçekten ne yapmak istediğime karar verdiğimde kendimi turizm sektörünün içinde buldum. İlk olarak Swissotel The Bosphorus’un satış ve pazarlama bölümünde işe başladım. Ardından Divan Otelleri genel merkezinde ve şu anki Intercontinental Istanbul’a eski adıyla Ceylan Intercontinental’de aynı göreve devam ettim.

Kübra Bayrambey: Ben liseyi Ortaköy Zübeyde Hanım Kız Meslek Lisesi’nde, Yiyecek İçecek Hizmetleri üzerine okudum. Arkasından Nevşehir Üniversitesi Turizm ve Seyahat bölümünü bitirdim. Aslında gıda bölümünde devam edecektim ama turizm, gıda ile beraber  çok daha geniş bir alanı kapsadığı için seçimimi bu yönde kullandım. Okulum bittikten hemen sonra stajımı Set Restaurant’ta yaptım. Ardından Divan Otelleri, Intercontinental Istanbul ve Green Park Hotels’te satış ve pazarlama üzerine çalıştım.

“2016 krizinde risk alarak ofisimizi açtık”

Turizmde acentacılığa yönelmenizin nedeni neydi? QNB fikri nasıl doğdu?

 Nazan Bayrambey: Dediğim gibi, ikimiz de aslında en başından beri ticarete hevesliydik. Sadece doğru zamanı bekliyorduk. Bizim için doğru zaman turizmin en dibi gördüğü 2016 krizi miydi, bilemiyoruz ama iki kardeş kendi işimizi kurmak istedik. Bu süreçte sağ olsunlar ailemizden hem maddi hem manevi destek gördük. Buna rağmen ülkesel şartlardan dolayı birtakım çekinceleri olmadı değil. Şimdiyse kendi ayaklarımız üzerinde, sektöre fayda sağlamaya çalıştığımızı gördükçe mutlu oluyorlar, bu da bizi elbette ki gururlandırıyor.

 Peki “QNB” ismi nereden geliyor, anlatır mısınız?

Kübra Bayrambey: İsmimizin bir hikayesi olsun istedik ve firmamıza ilk olarak adımızın baş harfleri olan “KNB Turizm” ismini koyduk. Ama “K” harfi pek hoşumuza gitmedi, kulağımıza daha hoş gelen “QNB” de karar kılarak sektöre girişimizi yaptık. Ne var ki, 2016 gibi turizm sektörünün dibi gördüğü bir dönemde firmamızı kurmuştuk. Hiç unutmam, birgün TÜRSAB eski Başkanı Başaran Ulusoy’u ziyarete gittik. Bize ilk sözü: “Kızım ne zorunuz vardı da bu krizde acenta açtınız? Çok mu ihtiyacınız var? “ çıkışı oldu. Maddi olarak çok ihtiyacımız yoktu ama maneviyatımızı besleyecek en doğru yoldu bizim için, acentacılık. Ona şunu söyledik ve yanından ayrıldık: “Biz kendi işimizi kurmak istedik. Çünkü başarılı olacağımıza inancımız sonsuz.” Öyle de oldu, Allahın bize yardım edeceğine inandık. Çok şükür, yüzümüzü de kara çıkarmadı, iki yıllık bir acentayız ama güzel işler yaptığımıza inanıyoruz.

 Nazan Bayrambey: Evet, zor zamanlardı. Bir yandan 2016 krizi bir taraftan 15 Temmuz darbesi… Sıfırdan bir acenta kurmanın belli zorlukları da vardı tabii ki. Geçen zamanda anladık ki, acentacılık hiç de dışarıdan göründüğü gibi kolay değilmiş. Acentayı kurmak değil de, ticari olarak işleyişi çok sıkıntılı oluyor. En zor süreçte kurulduk ama belli bir çıtayı atlatarak bugünlere geldik. Biliyoruz ki, daha yolun çok başındayız, göreceğimiz, öğreneceğimiz çok şeyler var. Allah herkesin rızkını bir yerden veriyor. Doğru dürüst, iş ahlakıyla çalıştın mı bizce oluyor.

“Hayallerini erteleme” sloganıyla yola çıktık”

 Firmanızın çalışma alanlarından, müşteri portföyünüzden de kısaca bahseder misiniz?

Kübra Bayrambey: Aslında butik, kişiye özel hizmet veren bir firmayız. Kurumsal ve münferit müşterilerimiz var. Ağırlıklı olarak MICE üzerine çalışıyoruz. Incentive turları yapıyoruz, toplantı paketleri sunuyoruz, münferit özel turlar düzenliyoruz. Referanslar en güçlü kalemimiz. Öncesinde bizimle sürekli çalışan müşterilerimiz vardı. Şu anda portföyümüzü 10’a katlayarak ilerliyoruz.

Bu yola çıkarken neyi hedeflemiştiniz? Şu an kendinizi bu hedefin neresinde görüyorsunuz?

Nazan Bayrambey: “Hayallerini erteleme” sloganıyla yola çıkmıştık. Büyük bir ekiple büyük işler yapmanın hayalini kurduk hep. Ama zamanla anladık ki, önemli olan nicelikten çok nitelikmiş. Az sayıda insanla da kaliteli işler yapıp, manevi dünyanızı besleyebiliyormuşsunuz. Bunu başardığınızda maddiyat, kazanç kısmı da beraberinde geliyor zaten. Şu an beş kişilik ekibimizle hayallerimizi ertelemeden hatta üzerine katarak ilerliyoruz.

“Kadın isterse olur”

 İki kardeş çıktığınız bu yolda “iş’te kadın” olmanın avantajları ve dezavantajlarına dair neler söyleyebilirsiniz?

Kübra Bayrambey: İnsanların ilk tepkisi şaşırmak oldu. Bu dönemde herkes ayakta durmakta zorlanırken bu cesaret de neyi nesi diyenler de oldu, “helal olsun” deyip tebrik edenler de… Önyargılı yaklaşımlar da yok değildi hani. Erkek egemen bir sektörde bir şeyler başarmaya çalışan iki kadın olmak zaman zaman zor tabii ki. Ben iş dünyasında da özel hayatta da kadının gücüne, zekasına ve yapabileceklerinin sonsuzluğuna inanan biriyim. Kadın isterse olur… Bu inancımızla firmamızı kurduk, etrafımızdaki birçok kişiye de cesaret vererek rol model olduk, kendi işlerini açtılar. Hatta acentamız acenta okulu gibiydi, fikir almak isteyen, cesaretlenmek isteyen bize geliyordu. Şimdi de kapımız herkese açık.

Bundan sonrası için neler planlıyorsunuz peki?

Nazan Bayrambey: Şu anki hedefimizde yurt dışında bir ofis açmak var. Hatta Montenegro’da yer bakıyoruz. Bizim zaten gelecek planlamalarımızda ilave yatırım yapmak vardı. Bunu başarabilirsek yurt dışında ismimizi duyurarak uluslararası çapta projeler içinde de yer alabileceğiz.

 

İnceleyin

Elite World Asia Hotel açıldı

Türkiye’nin en hızlı büyüyen yerel otel zinciri Elite World Hotels, 120 milyon dolarlık yeni yatırımı ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir