Anasayfa » Gündem » Ali Can Aksu: “Dünyaya bol kepçe yemek değil, daha cesur mesajlar vermeliyiz”

Ali Can Aksu: “Dünyaya bol kepçe yemek değil, daha cesur mesajlar vermeliyiz”

Haber: Hatice Ünal Bilen

Turizm Otel Yöneticileri Derneği (TUROYD) Başkanı Ali Can Aksu, bugün zoom üzerinden gerçekleştirdiği basın toplantısında COVID-19 krizinin Türk turizmine yansımalarını değerlendirdi. Pandeminin turizm ekonomisine hasarının 30 milyar dolar olduğunu kaydeden Aksu, yeni normalde dünyaya verilecek mesajların önemine dikkat çeken konuşmasında “Bizim ihtiyacımız olan bol kepçe yemek vermek değil; doğayla barışık, ekolojik ve sürdürülebilir bir turizm anlayışıdır. Bunun için çok daha cesur mesajlara, cesur liderlere ihtiyacımız var” diye konuştu.

“Pandeminin turizm ekonomisine hasarı 30 milyar dolar”

COVID-19 pandemisinin turizm ekonomisine hasarına ilişkin öngörülerini paylaşarak sözlerine başlayan TUROYD Başkanı Ali Can Aksu, virüsün bu yılki zararının yaklaşık 30 milyar dolar olduğunu söyledi. Bu yıl dış pazarda Avrupa ve Rus turistin kaybedildiğini belirten Aksu, “Bu saatten sonra her şey sürpriz olur. Ruslar artık temmuz da mı yansır, ağustosta mı, benim kişisel öngörüm yansımayacağı yönünde” dedi.  İç pazarda ise halkın kafasında ciddi soru işaretlerin olduğunu söyleyen Aksu, “Yüzde 65 oranında dışarıya güven duymayan disiplinli bir halk var aslında. Geriye kalan yüzde 40’ı kıyı sahillerini dolaşacak.” dedi.

“Kader kurbanı yine istihdam oldu”

COVID-19 pandemisinin çok ciddi mesajlar içerdiğini, sektörün bunlardan ders alarak yeni turizm stratejileri oluşturması gerektiğine dikkat çeken Aksu, “COVID konusunu biraz daha farklı ele almak lazım. En büyük mesaj, kendi kendine yeten bir sektör değiliz. Acentalar, rehberler ve oteller ayağında çok zayıf bir ekonomiye sahiptik. Bu süreçte hiçbirimizin kenarda bir akçesinin dahi olmadığını gördük. Bunun haricinde kader kurbanı dediğimiz yine istihdam oldu. Bu krizde ilk gemiden atılan personel oldu. Mart ayında yaklaşık 375 bin kişi ya ücretsiz izne çıkarıldı ya da işine son verildi.” dedi. Buna sebep olarak sektörün bir meslek yasasının olmayışını gösteren Aksu, bu toplu kıyıma rağmen pek çok yatırımcının da personeline sahip çıktığını söyledi.

“650 bin personel boşta kalacak”

Krizin, istihdama ilişkin rakamlarını değerlendiren Aksu, “Turizmde bir milyona yakın çalışan var. Otellerin yüzde 40 kapasiteyle çalışması halinde 350 bin personel çalışacak, diğerleri açıkta kalacak. Devletin sağladığı desteğe rağmen bu süreçte yüzde 40-50’lik bir gelir kaybı olacak. 650 bin personelin bu yıl için boşta kalacağını öngörüyoruz.” dedi.

“COVID, bize doğayla barışın mesajını verdi”

Ali Can Aksu, pandeminin doğayla barışık turizm algısı konusunda önemli bir mesaj daha verdiğini aktararak, “Tüm dünyayı yeniden revize eden bir virüs bu. Doğadan esinlenerek yayılan, doğanın ürettiği bir virüs. Kapitalizmi dize getiren bir virüs. COVID bize doğayla savaşacağınıza iç içe olun mesajı verdi aslında. Tüketim toplumu olmamamız noktasında bu en büyük mesajdı.” dedi. Her şey dahil sistemin doğaya ters düştüğünü kaydeden Aksu, “Turizmde söz sahibi duayenlerin kalkıp da her şey dahil iyidir beyanatlarını esefle kınıyorum. Sistem her haliyle doğaya ters çünkü. Bol kepçeyle turizm yapmanız sizi bir yere götürmeyecektir. Bu sistemden çıkmak zorundayız. Tüketim ekonomisinde çıkmak zorundayız.” dedi.“Türk turizmini gençlerimiz kurtaracak”

Her şey dahil sistemin en büyük zararlarından birinin de, sürdürülebilir kalifiye eleman konusunu sekteye uğratması olduğunu belirten Aksu, “Türk turizminin yüzde 50-60’ını besleyen kıyı turizminde böyle bir ivme gençlerin turizme olan ilgisini azalttı. Oysa gençlere bu sektörü sevdirmek zorundayız. Çünkü Türk turizmini kurtaracaksa yine gençlerimiz kurtaracak” dedi.

“Dünyaya mesajımız, daha fazla yemek vermek olmamalı”

Yeni normalde dünyaya verilecek mesajların önemine dikkat çeken Aksu, “Bu dönemde  dünyaya daha fazla yemek vereceğiz şeklinde mesaj vermemeliyiz. Çok daha cesur mesajlar verebilmeliyiz. Doğayla barışık turizm mesajını verebiliriz. Doğayla yüzleşmeye karar verdik diyebiliriz. Eminim, dünyanın tercih ettiği model de bu olacaktır. COVID’de biz şunu gördük, bağışıklık sistemi bozuk olanlar virüsten en fazla etkilendi. Güneşe, doğaya, toprağa olan hasretimizi gördük. Bu yeni dönemde ekolojik, sürdürülebilir turizm anlayışı hakim olacak. Nitelikli turist, bizden senaryonun değişimini bekleyecektir.” dedi.

“Yükseklerden çakılmadık, bekliyorduk zaten”

Ali Can Aksu sözlerinin devamında turizm profesyonelleri olarak güçlü ve üretken beyinlere sahip olmalarına karşın, masa başında fikirlerine danışılmamasını eleştirerek, “Turizmin yapılandırılması konusunda fikirlerimiz çok fazla alınmıyor. Bunu en iyi turizmi çeşitlendirerek yapabiliriz. Tesis büyütmekle Türk turizmi büyümedi. 35 milyar dolarlık büyüme büyüme değildir. 100-150 milyar dolarla bugün Türk turizminin kaderi çok daha farklı olabilirdi. Dünyanın en zengin turizm materyallerine sahip ülkesiyiz. Türk turizmi hiçbir zaman iyi olmadı, bugün yaşıyor değiliz krizi. Üç ileri üç geri… Dolayısıyla çok iyi bir yolda değildik zaten. Yükseklerden çakılmadık, bu çakılmayı da bekliyorduk zaten. Yaraya merhem iyileştirme modeline gidiyoruz. Bununla ilgili çalışmalar yok.” diye konuştu.

“Sürdürülebilir turizm olmadan sürdürülebilir istihdam mümkün değil”

Ali Can Aksu, Türk turizminde son 7-8 yıldır ciddi bir beyin göçünün olduğunu belirtti. Sürdürülebilir turizm algısı olmadan sürdürülebilir istihdamın mümkün olamayacağına vurgu yapan Aksu, “Şehir otelciliğinde de durum bu. İstihdamda yüzde 30-40’lık bir kıyım söz konusu oluyor. Bir personeli yılda 5 farklı tesiste görebiliyoruz. Bu hiç normal değil. İşi bozan arz talep dengesi. Bu düzeltilmeden, milli bir turizm politikası oluşturulmadan, yeni bir senaryo yazılmadan Türk turizm algısını yönetmek çok da kolay olmayacaktır.” dedi.

“Sertifikayı halka sormak, ciddi bir anket yapmak gerekirdi”

Koronavirüs sertifikasına ilişkin görüşlerini de paylaşan Aksu, “Amaç, bu sertifikayla güvenirliğin biraz daha arttırmaktı. Farklı olarak sadece sosyal mesafe ve hijyen materyallerinin kullanılması noktası oldu.” dedi. Sertifikanın hazırlanması sürecinde halkın fikirlerine başvurulmamasını önemli bir eksiklik olarak yorumlayan Aksu, “Halka hiçbir şekilde sorulmadı, güvenlik hissi ve tatil planları konusunda ciddi bir anket yapılabilirdi. Öyle olsaydı çok daha net hareket edebilecekti.” dedi.

“Cesur liderlere ihtiyacımız var”

Aksu, sertifikanın alınmasının iş hacmini büyütmeyeceğini sözlerine ekleyerek, “Belki bu süreçte aksiyonlarımızı hijyen algısı üzerine odaklayacağız. Turizmi tanıtma noktasında hafıza boşaldı, herkesin stratejik planlarını yeniden gözden geçirmesi gereken bir sürece girdik. Bu yeni paradigmada değişimi cesaret tetikleyecek. Tarihi iyi okumak gerekiyor. Önümüzde bir Almanya gerçeği var. Japonya’yı çok iyi okumak gerekiyor. Bu cesareti gösterebilecek liderlere ihtiyacımız var. Yıkalım, yakalım demiyoruz. Ama fiziki yapıları tekrar segmentleyebiliriz. Bir virüsün kapitalizmi nasıl dize getirdiğini gördük. Bu işin ikinci dalgası olur, ne dünya devi ne lideri tanımaz, süpürür alır götürür. Doğayı önde tutmak gerekiyor. Bunu da gençlerimizle başaracağımıza inanıyorum.” dedi.

“Kısa çalışma ödeneğiyle ayakta kalmamız çok zor”

TUROYD Başkanı Ali Can Aksu, Türkiye ekonomisini 60 yıldır kalkındıran bir sektör olarak turizme desteğin ertelemenin de ötesinde daha fazla hibe ve desteğe ihtiyacının altını çizerek, “Devlet bize desteğini ötelemeyle değil, tamamen vermesi gerekiyor. Sektörümüzü daha fazla destek ve hibelerle ayakta tutması gerekiyor. Kısa çalışma ödeneğiyle ayakta kalmamız çok zor. Devletin bizi sonuna kadar desteklemesi gerekiyor. Ortada ekonomiyle ilgili çok ciddi karmalar var. Devlet, ne yazık ki oteller ve acentalar tarafında kredi bazlı çalışmaları ötelemekten öteye geçemedi. Ekonomik desteklerin yıl sonuna kadar mutlak suretle götürülmesi gerekiyor.” dedi.

#turizmotelyöneticileriderneği #turoyd #turoydbaşkanıalicanaksu #turizm #konaklama #seyahat #gastronomi #covid19

İnceleyin

Nihan Sıcakkanlı: “Turizmden kopamayacağıma çok emindim, öyle de oldu…”

Röportaj: Hatice Ünal Bilen Fotoğraflar: Oğuz Günal Artaş Grubu Turizm Yatırımları bünyesindeki Radisson Blu Hotel ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: İçerik izinsiz kopyalanamaz, başka mecralarda kullanılamaz 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserlerini Koruma Kanunu Gereği (Site Telif Hakları) Konusunda Yasal Uyarıyı inceleyebilirsiniz