Anasayfa » Etkinlik » Artık gastronominin de bir köyü var!

Artık gastronominin de bir köyü var!

Haber: Hatice Ünal Bilen

Türkiye’nin ilk ve tek gastronomi köyü, Gastronomi Turizmi Derneği koordinasyonunda Bahçeköy LifePark’ta tanıtım lansmanını gerçekleştirdi. Türk mutfağının dünyaya tanıtılması hedefiyle bugün basına yönelik lansmanla ilk tanıtımı gerçekleştirilen Türkiye Gastronomi Köyü Projesi (GastroKöy), 100 dönüm arazi üzerinde 7 bölge mutfağıyla beraber dünya mutfaklarına da ev sahipliği yapacak.
Gastronomi Turizmi Derneği’nin bir buçuk yıldır Orman Bakanlığı ve Kültür Turizm Bakanlığı ile entegre olarak yürüttüğü Türkiye Gastronomi Köyü Projesi (GastroKöy), bugün Bahçeköy LifePark’ta ilk tanıtım lansmanını gerçekleştirdi. 100 dönüm arazi üzerinde, Türkiye ve İstanbul turizmi için ayrıcalıklı bir destinasyon ortaya konmak üzere tasarlanan projede Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) ile entegre çalışılması planlanıyor. İstanbul’daki 2.500 acentanın yanı sıra Türkiye genelindeki 12 bin seyahat acentası için de ciddi bir pazar alanı teşkil edecek projede Anadolu’nun 7 bölgesine ait mutfak kültürü, GTD temsilcileri önderliğinde görsel şovlar eşliğinde tanıtılacak.

Türk ve dünya mutfakları bir arada sunulacak
Türkiye’nin Türk mutfağını ve gastronomik değerlerini dünyaya tanıtma hedefiyle yola çıkan proje kapsamında Anadolu’nun yöresel tatları Gastroköy’de, Anadolu’nun otantik kıyafetleri eşliğinde sunulacak. Dünya mutfaklarına ve yemek kültürüne de yer verilecek olan projenin ilk etabında Hindistan, Nepal, Özbekistan, İtalya, Fransa, Avusturya, Belçika, Amerika ve Rusya mutfaklarına erişim sağlanması hedefleniyor.
Amerika’dan ödüllü mimarlık firmasının da koordinasyonunda yürüyen projenin bir özelliği de, ürün teşhir ve satışının gerçekleşeceği noktalarda doğaya zarar vermeyen ahşap konstrüksiyon tasarımları.

Gürkan Boztepe: “Gastronomik lezzetleri tek bir noktada sunmak içi yola çıktık”
Türkiye Gastronomi Köyü Projesi’nin açılışında konuşan Gastronomi Turizmi Derneği Başkanı Gürkan Boztepe, projenin öncelikli amacının İstanbul’a gelen turistin tek bir noktada yerel lezzetleri otantik değerleriyle tadımlama imkanı sunmak olduğunu belirterek, “İsim çok basit, Gastronomi Köyü. GTD olarak ülkemize gelen turistlerin Kahramanmaraş’tan Şanlıurfa, Gaziantep’ten Ege otlarına kadar yerel lezzetlerimizi tek bir çatı altında bulabilecekleri bir lokasyon oluşturmak için yaklaşık bir buçuk seneden beri Orman Bakanlığı, Life Park, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Türkiye Seyahat Acentaları (TÜRSAB) giibi entegrasyonunda hummalı bir çalışma içindeyiz” dedi.


“Bu, kişi ve kurumların kar edeceği değil, Türkiye gastronomisini projesidir”
Bu alanda Türkiye’de 12 bin, İstanbul’da ise 2 bini aşkın seyahat acentasının olduğunu belirten Boztepe, “Bu acentalarımızın da özellikle ürün satışında bir destinasyona ihtiyaçlarının olduğunu düşünmekteyiz” dedi. Ülkemizde Türk mutfağının sınırlı sayıda lokasyon ve mekanlarda tadılabildiğini aktaran Boztepe, “Ülkemizde bu değerlerimizi yabancı turistlere anlatabileceğimiz bugüne kadar bir nokta yoktu” dedi. TÜRSAB Başkanı’nın da katkıları ve vizyonuyla hedeflere ulaşma yolunda sağlam adımlar attıklarını anlatan Boztepe, “Biz hayal ettik, hep beraber sizlerle gerçekleştiriyoruz. Bu, bir kurumun, kişinin ya da ticari şirketin kar edeceği bir proje değil. Bu, sadece Türkiye’nin gastronomisini dünyaya anlatacağı bir platform ve devamı da olacak” dedi.

Firuz Bağlıkaya: “Turizmde tek bir ürüne tabi olmakla ilgili ciddi bir sıkıntımız var”
2016 krizinden sonra 2018’de rekor kıran turizm sektörünün temsilcisi olarak teşekkürlerini sunarak konuşmasına başlayan Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkanı Firuz Bağlıkaya, “Kişi sayısı ile ilgili sıkıntıları 2018’de hallettik. 2019’da da inşallah ülke olarak tekrar bir rekora imza atacağız” dedi. Sektörde tek ürüne tabi olmakla ilgili ciddi bir sıkıntının olduğunu belirten Bağlıkaya, “Deniz, kum, güneşin dışında maalesef yoğun bir trafik alamıyoruz. Kültür turlarıyla ilgili yavaştan arta bir sayıya yaklaştık, belli ki birkaç sene içinde istediğimiz seviyelere gelecek. Ülkedeki huzur ve güven ve huzurla doğru orantılı olarak onlar da artıyor. Ülkemizin seyahat açısından riskli bölgelerinde de yavaş yavaş seyahatler özellikle iç turizmde başladı. Dış turizmde de incominge de yansıyor” diye konuştu.

“Sektörümüzde çeşitlilik eksik”
“Turizmde çeşitliliğin eksikliğine vurgu yapan Bağlıkaya, turizmin 12 aya yayılması ve kişi başı gelirlerinin artmasında önemli bir unsur olan turizm çeşitliliğinden yoksun olmanın sonuçlarına işaret ederek, “İşte ortalamalarımız 700 dolar’lar civarında kalıyor” dedi. Bu segmentlerde diğerlerinden çok daha fazla aktif olunması gerektiğini ifade ederek sözlerine devam eden Bağlıkaya, Türkiye’nin spor, yayla, sağlık, gençlik ve golf turizmi kadar gastronomi turizminde de daha fazla söz sahibi olması gerektiğini kaydetti.

“Türk gastronomisi dünyayla rekabet edecek seviyededir”
Gastronomi alanında Türkiye’nin dünya ile rekabet edecek potansiyele sahip olduğunu belirten Bağlıkaya, “Rekabetle kastettiğim, illa bir ülke mutfağını yenmek değil, çeşitlilik. Brezilya’ya gittiğinizde Brezilya mutfağını, İtalya’da İtalyan, Fransa’da Fransız, burada Türk mutfağını tatma gibi bir seçenekler sepeti var. Dolayısıyla biz de burada en az onlar kadar yerimizi almalıyız” dedi. Bağlıkaya, bu konuda GTD Başkanı olarak Gürkan Boztepe’nin istisnai bir çaba sarf ettiğini belirterek, “Biz enerjisine hayranız. Bütün sektör örgütleri olarak kendisini destekliyoruz” şeklinde sözlerini tamamladı.

İsmail Gültekin: “Gastronomi önemli bir zenginliğimiz, iş birliğine hazırız”
İstanbul Vali Yardımcısı İsmail Gültekin, yaptığı konuşmada İstanbul için hedeflenen 15 milyon ve üzeri doluluk hedefi paralelinde gastronominin de kent turizmi için önemli bir zenginlik olduğunu kaydetti. Gastronominin İstanbul’un avantajlı bir sahası olduğunun altını çizen Gültekin, “İstanbul, 15 milyonun üzerinde nüfusu ve 8 bin yıllık bir tarihi-kültürel geçmişi olduğu gibi bu çok katmanlı kültürel yapı içinde yeme içme, gastronomik zenginliğin de önemli bir yeri var. Bizler bu zenginliği şehrimize gelen yabancı misafirlerimizle de paylaşmak istiyoruz. Bu amaç yolunda iş birliği için hazırız. Bize de düşen ahenkli bir şekilde bir iş birliği modeliyle sonuçlandırmak” diye konuştu.
Celal Toprak: “Bu aynı zamanda bir sosyal sorumluluk projesidir”
Ekonomi Gazetecileri Derneği Başkanı ve TGRT Haber Müdürü Celal Toprak ise, Gastroköy Projesi’nin Anadolu lezzetlerini Türkiye ve dünyaya tanıtmanın yanı sıra önemli bir sosyal sorumluluk tarafının da olduğunu belirterek, “Burada Anadolu’nun lezzetleri olacak ama merkezileri de Anadolu olacak. İnsanlar buraya gelecek, en iyi pideyi belki burada yiyecekler ama Ordu’da daha iyisinin olduğunu bilecekler” dedi. Projenin Türk ve Anadolu lezzetlerini tanıtırken, insanları tatların merkezine gitmeye de yolculuk imkanı vereceğine inandığını söyleyen Toprak, “Dolayısıyla biz gastronomi turizmini Anadolu’ya, esas merkezine de yayma işlevini yerine getirmiş olacağız. Belki sürdürülebilir olması adına ticari bir tarafı olacak ama burası aynı zamanda bir sosyal sorumluluk projesi. Çünkü Anadolu’da bir türlü yapamadığımız gastronomi turizmini bu proje sayesinde gerçekleştirmiş olacağız.” diye konuştu.

İnceleyin

Mutfağın Picasso’su: Reşat Aydın

Röportaj: Hatice Ünal Bilen Fotoğraflar: Hakkı Günerkan Aşçılık mesleğine bütün hevesi, tutkusu “kahramanım” dediği babasından. ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: İçerik izinsiz kopyalanamaz, başka mecralarda kullanılamaz 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserlerini Koruma Kanunu Gereği (Site Telif Hakları) Konusunda Yasal Uyarıyı inceleyebilirsiniz