Anasayfa » Tezer Öner » Turizm sektörü de imarla barıştı mı?

Turizm sektörü de imarla barıştı mı?

İmar Barışı son altı aydır gündeme damgasını vuran konuların başında gelen ve Türkiye’nin acı bir gerçeğini de çözmeye yönelik ciddi bir adım olan kanun tasarısı… Aslında bugüne dek çok başarılı olduğunu düşünebileceğimiz bir etki ortaya koysa da hala durumun farkında olmayan birçok yatırımcı veya bina – işletme sahibinin de bulunduğu bir gerçek.

Bu ay yoğun talep üzerine uzatılmış olsa da hala gereken zamanda aksiyon alamayacak veya almak istemeyenler için durumu son kez bir de biz izah edelim istedik.

Öncelikle durum nedir? Turizm sektöründe binlerce kaçak yapı veya işletme olduğunu hepimiz biliyoruz. Vergisel olarak kaçak olmasa da bina ve imar durumu açısından uygunsuz yapılmış, kullanım izni veya iskan izni almamış o kadar çok bina var ki… Herkesin yanıldığı nokta vergi dairesi size izin vermiş olabilir, elektrik ve su kullanıyor da olabilirsiniz. Bunlar binanızın kaçak statüsünden çıktığını göstermez. Çünkü maalesef Türkiye’de sınırlı zaman için verilen (5 yıl) inşaat başlangıcından itibaren belediye tarafından onaylanmış proje üzerinden müteahhit veya yatırımcıya satış ve devir kolaylıkları sağlaması için verilen kat irtifak tapusu yanlış anlaşılmakta ve nihai tapu muamelesi görmektedir. Halbuki inşaatın bitim aşamasında birçok denetleme ve ölçümle onaylı projeye uygunluk belediye tarafından denetlenmek ve yapı kullanım belgesi ile iskan izni verilmek zorundadır. Ama genelde hiçbir zaman ilk verilen projeye uyulmadığı için müteahhit veya yatırımcılar iskan izni alamayacaklarından emin olduklarından kat irtifak tapularıyla hayatlarına devam ederler…

Bodrum, Marmaris, Ege’nin geneli bu tip yapılarla doludur. Duyumlarımıza göre bu yapılardan ciddi bir kısmı imar barışından faydalanma yoluna giderek doğru bir hareket yaptı. Çünkü faydalanmayanlar için önümüzdeki dönemlerde hayatın zorlaşacağına dair bakanlık seviyesinde çeşitli ipucu niteliğinde söylemler duyulmakta…

Önümüzde 31 Aralık tarihine dek hala başvuru için zaman var. Bu konuda bakanlık tarafından kurulmuş ofisler ve bilgi danışma hattı 181 ile profesyonel hizmet büroları da mevcuttur. Hatta bize de yazabilir veya arayabilirsiniz. Ancak şu bir gerçektir ki; villa olarak yapılmış özellikle Bodrum’da bulunan oteller, nev’i değiştirilmiş binalar, aslında 500 metrekare yapılacakken onu da ekleyelim, bunu da ekleyelim, bir de terasa restoran konduralım diye diye 1500 metrekareye çıkanlar, önceleri kış bahçesi yapayım diye başlayarak sonra çelik konstrüksiyonla hatta betonla çevrilmiş ekstra alanlar ve kapatılmış mekanlar sonradan sorun yaşamamanın yolu imar barışına başvurmak.

Her şeyden önce başvuruda bulunan vatandaşların haklarını korumak ve doğru bir şey yaptıklarını göstermek için bile olsa bu tip yapılara cezaların yağacağı aşikar. Ayrıca huzurlu ve cezadan, yıkımdan uzak salim kafayla işine odaklanmak varken belediye koridorlarında onunla da görüşelim, şuna da yalvaralım diye koşturmanın hiç mi hiç gereği yok!

Genel olarak duyduğum ve hatta geçenlerde bir dostumla aramızda geçen konuşmada da olduğu gibi “Yav Tezer Bey iyi güzel de çok para çıkıyor ama…” serzenişine benim cevabım şu olmuştu. “İşletmenin bugün değeri ne kadar? Satsan kaça gider? Orantı kurdun mu? Bir de şunu düşün, yıkılırsa imar planı değişmeyeceğine göre aynısını yapamayacaksın… Bu parayı ödememek isterken eldeki bulgurdan da olmak akıllıca mı?” Ertesi gün başvuru çalışmalarına başladık. Çünkü İmar Barışı bina ayakta durduğu sürece dokunulmazlık ve normal iskanlı bir yapı gibi kullanım hakları sağlıyor.

Sektör içindeki dostlarımızın uzun durgunluk dönemleri sonrasında bu tarz ödemeler için belki de hazır olmadıklarını biliyorum. Ancak Ziraat Bankası ve Halk Bank’ın uygun kredi faizleri çözümlerini de düşünerek bu fırsatı kaçırmayın derim. İşletme sürekliliği ve bir yatırımın geri dönüşü olarak matematiksel olarak bile bakılsa varlığını sürdürmek elbette ki yıkımdan veya tesisten vazgeçmekten çok daha karlı.

Yeni sezon renovasyon çalışmalarını yaparken ve bütçelerinize yön verirken bina ve tesis durumlarınızı da gözden geçirmenizi öneririm. Tesislerimizde bir tek tuğlanın bile değeri olduğu malum. Dolayısıyla hepimize sağlıklı, barış dolu ve varlığımıza değer katacak bir yenileme dönemi dileyerek iyi bir kış hazırlığı ve renovasyon projelerinizde kolaylıklar dilerim.

 

İnceleyin

“Her şey dahil” Herkes mağdur…

Türk turizm sektörünün en büyük sorunu “her şey dahil” “All Inclusive” sistemini bir de bizim ...