Anasayfa » Etkinlik » Gastronomi ve turizm sektörünü bir araya getiren zirve

Gastronomi ve turizm sektörünü bir araya getiren zirve

3.Global Gastroekonomi Zirvesi ilham verici sunumları ve ulusal ve uluslararası alandaki konuşmacıları ile gastronomi ve turizm sektörünü bir araya getirdi.

Turizm, Restoran Yatırımcıları ve Gastronomi İşletmeleri Derneği’nin (TURYİD) düzenlediği 3. Global Gastroekonomi Zirvesi, sektöre yön veren sunumlar, yerli ve yabancı katılımcıların konuşmalarıyla gerçekleştirildi. 11 Mayıs Çarşamba günü Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen zirvenin açılışında ise TURYİD Yönetim Kurulu Başkanı Kaya Demirer ve Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy birer konuşma yaptı. Gastronominin geleceği ile ilgili ilham verici konulara değinilen oturumlarda sektörün önde gelen isimleri bir araya gelirken katılımcıların da ilgisi büyüktü. Stratejistlerin, danışmanların, yemek kültürü araştırmacılarının, şirketlerden ve STK’lardan üst düzey yöneticilerin, sürdürülebilir gastronomi uzmanlarının yer aldığı konuşmacılar, gastronomi dünyasını derinlemesine değerlendirerek, görüş alışverişinde bulundu.

Gastronomi potansiyelinin açığa çıkarılması hedeflendi

Gastronomiyi turizmde sürdürülebilir bir ekonomik büyüme modeli olarak ülke gündemine taşımayı hedefleyen TURYİD, Türkiye’den ve diğer ülkelerden sektör profesyonellerini, gastronomi meraklılarını ve alanında çığır açan isimleri, 3. Global Gastroekonomi Zirvesi’nde bir araya getirdi. Zirve, en üst düzeyde stratejilerin geliştirilmesine destek olmak, bu toprakların ürünlerini dünya ile buluşturabilmek, başarılı markaları dünyaya açabilmek ve birlikte büyümek için gastronomi dünyasının vizyoner isimlerini İstanbul’da buluşturdu. Zirvede, gastronominin bir kaldıraç görevi görerek Türkiye’de bu sektörün hak ettiği yere gelmesini ve gastronominin potansiyelinin açığa çıkarılması hedeflendi.

Kaya Demirer: “Turizmde gelecek gastronomiyle şekillenmelidir”

Zirvenin açılış konuşmalarını TURYİD Yönetim Kurulu Başkanı Kaya Demirer ve Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy yaptı. Demirer konuşmasında yeme-içme sektörünün pandemi sebebiyle yaşadığı sürece ve değişen dinamiklere değinerek sektörün, TURYİD’in sağladığı enformasyon kabiliyetiyle ve Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın destekleriyle pandemi sürecinden güçlenerek çıktığını ifade etti. Demirer, ayrıca zirvede katılımcı olan 1000’e yakın öğrenci olmasından dolayı mutluluk duyduğunu söyledi ve “Turizm ülkemizin geleceğidir, turizmde gelecek ise gastronomi ile şekillenmelidir” dedi.

Mehmet Nuri Ersoy: “Gastronominin ülkemize katacağı değerin farkındayız”

Ardından sözü alan T.C. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da pandemiye değinerek başladığı konuşmasında dünyanın en seçkin mutfak kültürüne sahip ilk üç ülkesinden biri olduğunu belirtti. Bakan Ersoy, “Bunu ülkemiz için bir faydaya dönüştürmek bizim sorumluluğumuz” dedi. “Gastronominin ülkemize katacağı değerin ve getirilerin farkındayız” ifadesiyle gastronominin önemine vurgu yapan Ersoy, “Şimdi biz soruyoruz, neden Türkiye “fine dining” amacıyla seyahat edenlerin tercihi olmasın? Doğru projelerle dünyadaki Gastrocity listesine İstanbul, Bodrum, İzmir ve Çeşme gibi turizm destinasyonlarımızın girmesi hiç de zor değildir” dedi.

4 oturumda gerçekleşti

4 oturumda gerçekleştirilen zirvede oturum başlıkları Derin Bakış, Sürdürülebilirlik Hemen Şimdi!, Yeni Çağın Kıyısında Dönüşüm! ve Gastronominin Ekosistemi olarak belirlendi. Derin Bakış oturumu Global Gastroekonomi Zirvesi Komitesi Başkanı Ebru Köktürk Koralı’nın takdimi ile başladı. Bu oturumda FutureBright Group kurucusu Akan Abdulla, Sonuçlar Çağında Dip Dalgalar konuşmasıyla alttan gelen dip dalgalara dikkat çekerek Türkiye’deki farklı tüketici profilleriyle ilgili bilgi verdi ve girişimci ekosistemiyle tarımın buluşması gerektiğini söyledi. Dünyanın bir üretim problemi olmadığını fakat tedarik zinciri problemi olduğunu söyleyen Abdulla, “Büyük şehirler, mega şehirlere dönüşüyor. Bu mega şehirleri fethetmek için yeni stratejiler geliştirmek gerekiyor,” dedi. Dünyada dolaşımda olan paranın akacağı yönü “sanal kamusal alan” olarak ifade eden Abdulla, gerçek değer bulunamadığında paranın sanal dünyada kullanılmak zorunda olacağına dikkat çekti ve “Sanal kamusal alanlar daha çok veri demek. Hayatımızın %40’ı veriye dönüşüyor. Bu nedenle gastronomi sektörü de data ile ilişki kurmalı, CRM’i yeniden tanımlamalı” dedi.

Keane Consult Genel Müdürü Stefan Breg ise, geleceğin restoranlarının nasıl olacağını ve bu restoranlarda sıra dışı deneyimler yaratmanın önemini anlattı. Livin Farms AgriFood CEO’su Katharina Unger ise iklim krizine ve kaynakların azalmasına dikkat çekerek tüketim alışkanlıklarımızı değiştirmemiz gerektiğinin altını çizdi. Unger, yenilebilir böceklerin gelecekte önem kazanacağını ifade etti.

Gamze Cizreli’den sürdürülebilirlik vurgusu

Zirvenin sürdürülebilirliği odak noktasına alan ikinci oturumu ise TURYİD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Sürdürülebilirlik Komitesi Başkanı Gamze Cizreli’nin konuşmasıyla başladı. Cizreli, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nden yola çıkarak gastronomide sürdürülebilirliğin nasıl ilerletilebileceği ile ilgili görüşlerini belirtti. Gıda israfının boyutlarına değinen Cizreli, “Dünyada çöpe giden gıdanın %40’ı otel ve restoran mutfaklarından kaynaklanıyor,” diyerek sektör olarak konuya daha ciddi bir şekilde eğilme sorumluluğuna değindi. Sonrasında Yeşil Gastronomi konuşmasıyla Sürdürülebilir Restoranlar Derneği (The Sustainable Restaurants Association) Genel Müdürü Juliane Cailloutte ağırlama sektörünün gıda israfı ve karbon emisyonu ile alakalı olarak sadece operasyon değil tedarik zincirinin de çok etkili olduğunu belirtti. Sektörün iklim değişikliğine hazır olmadığını dile getiren Cailloutte, dünyanın en büyük sürdürülebilirlik programını sunarak restoranların bu konudaki stratejilerini geliştirmesine yardımcı olduklarını ifade etti. Bu başlıktaki yabancı katılımcılardan miksolog ve işletmeci Hardeep Rehal ise kendi deneyimlerinden yola çıkarak bar dünyasında gerçekleştirilen sürdürülebilir çözümlere değindi.

Zirvenin üçüncü oturumunda ise dijital dönüşümün gastronomi ile bağına değinerek geleceğin yeme-içme dünyasının nasıl şekillenebileceği ile ilgili konuşmalar yer aldı. Bu oturumda Geleceğe Dönüş başlığıyla konuşmasını yapan yemek yazarı Bill Knott, geleneklerimize dayanan tekniklere dönülerek geleceğin sürdürülebilir dünyasına katkı sunabileceğimizin örneklerini verdi. Geleneksel fermantasyon yöntemleri kullanılarak lezzetten ödün vermeden israfın önüne geçilebileceğini, şeflerin geçmişe sırtını dönmeden çevre dostu bir yaklaşım geliştirilebileceğini belirtti. Metaverse dünyasıyla ilgili ana kavramlarla ilgili bilgi veren Esen Girit Tümer ise bu dünyada restoranlar için sınır olmadığını dile getirdi. Tümer, metaverse dünyasında hayal edilebilen her şeyin mümkün olduğunu belirtti.

Gastronominin ekosistemi konuşuldu

Zirvenin Gastronominin Ekosistemi başlıklı son oturumunda ise sosyal gastronomi kavramıyla ilgili konuşmalarıyla Ebru Baybara Demir ve JP McMahon yer aldı. Baybara, pazar yerlerindeki atıkları toplayarak toprakları beslemek için komposta dönüştürdükleri projeden bahsetti. Proje sayesinde tonlarca atığın toprağa dönerek gübre ihtiyacına cevap verildiğinin altını çizdi. Food on the Edge kurucusu, EatGalWay Mutfak Direktörü JP McMahon ise İrlanda’da başlattığı Food on the Edge projesini anlatarak gastronomi turizminin önemine değindi. Türkiye’de gastronomi turizmi için büyük bir motivasyon olduğunu belirten McMahon, Türkiye’nin tanıtımı için gastronominin önem kazanacağını söyledi.

Bu oturumun önemli konuşmalarından biri de Gıda ve Kültür Mirasında Fransız Misyonu Genel Müdürü Pierre Sanner tarafından sunuldu. Sanner, UNESCO ile bu rotaların tescil edilen Fransız yemek kültürünü ve Fransa’da oluşturulan gastronomi rotalarını anlattı. Dijon, Lyon, Paris ve Tours şehirlerinde oluşturulan gastronomi merkezleriyle bu rotaların güçlendirildiğini, yaratıcı bir gastronomi ağı oluşturduklarını ifade etti. Zirvenin son başlığı ise Türkiye’nin 100 yılı aşan markalarının masaya yatırıldığını Hafıza Mekanlar oldu. Müge Akgün moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde Beyaz Fırın, Karaköy Güllüoğlu, Develi ve Pandeli restoranlarının hikayesine ve 100 yılı aşan bu mekanların kent hafızasındaki yerine değinildi.

#ÜçüncüGlobalGastroekonomiZirvesi #gastronomizirvesi #gastronomi #gastronomiturizmi #turyid #lütfikırdarkongrevesergisarayı #kayademirer #turizmzirve #kültürveturizmbakanlığı #mehmetnuriersoy #gastronomidesürdürülebilirlik #gastrodiplomasi #gastroekonomi

İnceleyin

Balıkesir Kahvaltı Festivali, basın lansmanını İstanbul’da gerçekleştirdi

Haber: Hatice Ünal Bilen 2-5 Haziran tarihleri için gün sayan Uluslararası Balıkesir Kahvaltı Festivali, İstanbul ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: İçerik izinsiz kopyalanamaz, başka mecralarda kullanılamaz 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserlerini Koruma Kanunu Gereği (Site Telif Hakları) Konusunda Yasal Uyarıyı inceleyebilirsiniz