Anasayfa » Tezer Öner » Kültür, Turizm ve Belediye Bakanlığı 

Kültür, Turizm ve Belediye Bakanlığı 

Turizm bölgelerinde imar yetkisi Kültür ve Turizm Bakanlığına  veriliyor. Bakanlığın hiç başka işi kalmamış gibi bir de belediyelerin sorumluluğu olan işleri angarya olarak üstlenecek.

İlk bakışta ne olacak canım, zaten olması gereken bir uygulamaymış gibi duruyor. Ne de olsa turizm bölgelerinde yapılacak olan tüm yatırımlarda bakanlığın direkt etkisi var zaten. Ama her şey bu kadarla mı kalıyor? Belediyelerin herhangi bir yatırım veya inşaat işinde yaptığı onlarca ön çalışma işi var. Mesela bölgesel kalkınma ve genişleme planlarının yapılması, alt yapı çalışmaları, atık su, temiz su, yol, enerji hatları, yatırımlar ve genişleme sonrası yapılacak günlük servis işleri (çöp toplama, bakım, onarım gibi), bu alt yapı işlerinin zamana ve bütçeye göre planlaması Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile belediyelerin yetkisi ve ortak çalışmaları ile belirlenir. Bu sebeple belediyeler 1/100.000, 1/10.000 ve 1/1000’lik imar planları hazırlar, askıya çıkarır, insanlar bu planlara itiraz eder veya bu planlar kabul edilir. Böylece sistematik bir genişleme ve şehircilik işi yapılmış olur. Belediye ona göre çöp toplamaktan tutun da zabıta ve bakım onarıma kadar çeşitli hizmetleri planlar. Ona göre istihdam ve araç gereç tedarik işleri organize edilir. Bu işin bir kısmı…

Diğer kısmı ise; belediyeler yapılacak yatırımın önce planlarını onaylar. Çevre faktörleri, imar planlarına uygunluk, yapı niteliğinden tutun da kullanılacak betonun her safhada kontrolüne dek tüm inşaat işleri en başından en sonuna dek belediyenin fenni müdürleri ve teknik ekipleri tarafından kontrol edilir. Şimdi benim anladığım bu işleri de Kültür ve Turizm Bakanlığı yapacak.

Belediyeler ne iş yapacak? 

Daha doğrusu şu: Kültür ve Turizm Bakanlığı “ben buraya tatil köyü yapılmasına karar verdim.” dediği zaman yerel yönetim diyecek ki: “Orada öyle bir imar durumu yok. Alt yapı çalışmamız yok. O bölgeye açılacak bir hizmet bütçemiz yok. O bölgenin içinde yer alacak binalara enerji, temiz su ve atık su alt yapısı planımız yok. Yok da yok…” Ee… Ne olacak o zaman? Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın adını değiştirelim. Çünkü inşaat ruhsatından inşaatın denetlenmesi ve iskân izinlerinin verilmesine kadar her şeyi madem Turizm Bakanlığı yapmak zorunda kalacak, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile belediyeler ne iş yapacak?

Daha tehlikelisi ise, bu imar izinleri sadece turizm geliri ve turist sayısına odaklanmış bir bakanlık tarafından yönetilirse çevre değerleri, ÇED durumları, yeşili ve tarihi eserlerin korunmasından tutun da sonrasında oluşacak hizmet rezaletlerine kadar bir dolu karmaşayı da beraberinde getirecek demektir.

Kapatın Muğla belediyesini, olsun bitsin! 

Belediyenin fen işlerinin uygun görmediği ve sadece 2 kat yapı izni verdiği yerlere Turizm Bakanlığı 8 kat yapın derse ne olacak? Deprem yönetmelikleri ve binaların teknik durumlarını da bakanlık mı denetleyecek?

Yani bütün bu süreçleri yönetmek için onlarca departmanı olan belediyelerin tüm bu işlerini bir de bakanlık içinde departmanlar kurarak mı çözecekler? O zaman boşuna Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile belediyelere para harcamayalım. Mesela tüm Muğla ili komple turizm bölgesi. Kapatın Muğla belediyesini olsun bitsin.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın adını da Kültür, Turizm ve Belediye Bakanlığı olarak değiştirelim herkes rahatlasın.

 #kültürveturizmbakanlığı #imarizni #turizmimar #turizm

İnceleyin

Sezon gelir hoş gelir…

Evet hanımlar beyler sezon kapıya dayandı… Durumlar nedir? Ben huniyi takacağım az kaldı. Şöyle bir ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: İçerik izinsiz kopyalanamaz, başka mecralarda kullanılamaz 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserlerini Koruma Kanunu Gereği (Site Telif Hakları) Konusunda Yasal Uyarıyı inceleyebilirsiniz