Anasayfa » Manşet » Tatilci terörü demek az bile kalır

Tatilci terörü demek az bile kalır

Tezer Öner / Agon Danışmanlık

Bugüne kadar hep otel, lahmacun fiyatlarını, Bodrum plajlarını veya olağanüstü yemek hesaplarını yazdım. Haydi bir de tatilci terörünü ve sektörün genç turizm çalışanlarına etkilerini konuşalım…

Arkadaş, bizim millette bir alışkanlık sanırım bu; tatile gidilince her şey mübahtır. Bir kere bağırarak konuşursun, trafik kuralları falan bir anda yok olur. En çok eğlenen biziz, çılgınca tatil yaptık… Abi bir eğlendik bir eğlendik, bütün plaj bizi seyretti moduna gireriz… Halbuki plaj sizi seyrederken aynı zamanda yakası açılmadık bol miktarda tamlama üretiyordu.

Kendisini zengin sanan insanların görgüsüzlüğü ile ben bu parayı biriktirip burada istediğim gibi ezmeye geldim diyen nispeten fakir insanların pervasızlığı arasında benim sade kültürlü ve terbiyeli vatandaşım değirmene girmiş gibi olur. Bir sağdan bir soldan gelen darbelerle ne kitap okunur ne iki güneşlenir ne de sakin iki çift sohbet yapabilir. Akşam yazlığında oturmak ister, kapısının önü halay çekerek gezen gruplar, en baba espriyi ben yaparım diye bağıra bağıra espri veya fıkra anlatan magandalarla gökyüzü inler. Yan komşunun bitmez tükenmez mangal partisi, hatta parti yokken de ne olur ne olmaz diye sürekli yakılan mangallardan artık gaz maskesi takma kıvamına gelirsin… Bu kişilerin yaşı yoktur. 7’den 77’ye bu hastalık bir kanser gibi ailede genç kuşaklara aktarılarak devam eder.

Pazar sabahı yataktan bir zıpladım. Kapının önünde bir amca, elinde bira, portatif sahil hoparlöründe Müslüm Gürses, ses sonuna kadar açık… Dedim ki herhalde çok geç uyandım, ama o ne? Saat daha 08.00… Eşim beni tutmasa dışarıya balkondan atlamak üzereyim. Neyse medeni bir çözümle 155’i arayarak gerçekten çok ilgili iki memur sayesinde arkadaşı uygun bir yere bıraktırdık. Asıl enteresanı,  amcamın bu olaydaki savunmasıydı… “Ama polis bey ben tatildeyim iki şarkı da mı çalamayacağım?” Şaka mısın sen? O tatilcilerin bu medeni cesaretleri nedense tatil bölgelerinde tavan yapıyor. Ben bunu “evden ırak görgüden uzak” diye tanımlıyorum.

Hele bu arkadaşların bir lokanta ya da turizm işletmesindeki kaprisleri inanılmaz tavan yapıyor. Özellikle 3, 4, 5 yıldızlı işletmelerde, üstelik de sektöre yeni adım atan stajyer öğrencilere, animatör veya garsonlara yaptıkları gerçekten işkence boyutuna varıyor. Her şey dahil işletmelerde nasıl olsa biz bu otelin köküne para verdik mantığıyla neredeyse gazozla ayaklarını yıkama durumuna kadar hayrete düşülecek o kadar çok şey görüyorum ki… Bu kısım sadece bize ait değil ama burada hakkını yemeyelim Rus ve bazı Avrupalı turistler ve bizim “Alamancı” diye tabir ettiğimiz gurbetçilerin de performans değerleri çok yüksek… Bunu Almanya’da yapabiliyor musun sorularına da hiç cevap vermemeyi öğrendiler.

İşletmelerde çalışan çocuklar benim için en kıymetlileri… Onlar gelecek turizm çalışanlarımız ve belki de geleceğin patronları… Onlara yapılanlar gerçekten içimi sızlatıyor. Çünkü bu çocuklar patron veya yönetici zulmüyle zaten başa çıkmaya çalışırken buna müşteri mezalimi eklenince örs ve çekiç arasındaki demir gibi kızarmaya başlıyorlar. Sonra bu sibop bir noktada patlıyor. Patrona, yöneticiye veya müşteriye… Sonuçta o kötü çalışan ve asi genç olarak damgalanırken biri önüne gelen yeni bir genci örselemeye başlıyor diğeri ise her şeyi unutup evine dönüyor.

Herkes işini yapar. Kimi pahalı kimi ucuz kimi özenli kimi sallapati… Hizmeti, yemeği, davranışı veya hesabı beğenmeyebilirsin. Bunu da artık sağ olsun sosyal medyada hemen ifşa ediyoruz zaten. Bu artık o işletmenin sorunu ve riski haline dönüyor. Müşteri kaybı veya özeleştiri ile önüne yeni bir rota çizebilir. Peki ya iyi tatilci, kötü tatilci nasıl ayrılacak? Hele ki bizde olduğu gibi müşteri daima haklıdır sözü arkasına saklanarak davranış kurallarının dışına çıkanlara ne yapabiliriz?

Sonra dersiniz ki güneydeki oteller Türk müşteri istemiyor. Hep yabancılara hep yabancılara… Hem de daha ucuz fiyata… Biraz takkeyi önümüze koyup düşünsek diyorum.

Ben bu sene 4-5 otel veya işletmeden davet aldım. Malum sıkıntılar sebebiyle yazlığı tercih ettik. Ama bu defa kendi çevremde olduğum için tüm civar işletmelerle sohbet etme fırsatım oldu ve oturduğum yerden orta halli turizmcimizi gözlemleme fırsatım oldu…

Allah küçük işletmelere sabır ve bol kazanç versin…

#tezeröner #tatil #terör #turizm #istihdam #2022 #yaz #tatilterörü #gençturizmçalışan

 

İnceleyin

Mövenpick Bosphorus acentelerle bir araya geldi

Mövenpick Hotel İstanbul Bosphorus, turizm acentesi çalışanlarıyla bir araya geldi… Mövenpick Bosphorus’un yenilenen ve kapasitesi ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

error: İçerik izinsiz kopyalanamaz, başka mecralarda kullanılamaz 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserlerini Koruma Kanunu Gereği (Site Telif Hakları) Konusunda Yasal Uyarıyı inceleyebilirsiniz