Anasayfa » İş'te Kadın » Wyndham Hotels & Resorts EMEA Türkiye Bölge Direktörü Ayça Bilgin Beslen: “İş hayatım doğru fırsatları kovalamakla geçti”

Wyndham Hotels & Resorts EMEA Türkiye Bölge Direktörü Ayça Bilgin Beslen: “İş hayatım doğru fırsatları kovalamakla geçti”

Röportaj: Hatice Ünal Bilen -Fotoğraflar: Ümit Başer Alkaç – Fotoğraf Asistanı: Özlem Barış

Türkiye’de en hızlı büyüyen uluslararası otel markası Wyndham Hotels & Resorts’ün Avrupa, Ortadoğu, Avrasya ve Afrika (EMEA) bölgesi Türkiye Bölge Direktörü. Balıkesir Üniversitesi Turizm ve Otelcilik Fakültesi mezunu. Çocuklukta hayalini kurduğu yöneticilik serüvenini 26 yaşında Anemon Grubu bünyesinde otel müdürlüğüne cesaret ve heyecanla taşıyan turizme aşık bir iş insanı, Ayça Bilgin Beslen. Sürekli gelişim ve keşfetmeye odaklı… Aidiyet, sahiplenme ve adalet duygusu gelişmiş bir deneyim o. 2013 yılında yeniden global otelciliğe dönme arzusuyla Wyndham ailesi ile tanışan, 2016’da merkez ofise atanmasının ardından globalde pozisyonunu Mart 2021’de EMEA bölgesine taşıyan Ayça Bilgin Beslen ile sektöre giriş hikayesini, turizmde kadın olmayı ve zincir grubun pandemi sonrası büyüme planlarını konuştuk…

Ayça Hanım, ilk olarak sizi tanıyabilir miyiz? Wyndham Hotels&Resorts EMEA Türkiye Bölge Direktörlüğüne uzanan kariyer yolculuğunuz, turizme giriş hikayeniz ilk nasıl, hangi ideallerle başladı?

Turizme olan ilgimin henüz çocukluk yıllarımda, ailemle birlikte çıktığımız tatil seyahatlerimiz ile birlikte başladığını söyleyebilirim. Nereye gidiyor olduğumuz fark etmeksizin benim için evde bavul hazırlamakla başlayan bu heyecan; yolculuk sırasında geçilen yollar ve ulaşılan yerlerdeki yeni insanlarla tanışmaya kadar hep son derece özeldi. Farklı kültürlerden olan, bambaşka bir dili konuşan turistlere hizmet eden, iletişim kuran insanları gördükçe çok etkilenirdim. Sanıyorum o yıllarda başlayan bu ilgi beni doğal olarak, orta ve lise eğitim hayatım boyunca yabancı dil ağırlıklı eğitim görmemin de etkisiyle turizme yönlendirdi. Ancak turizmin hangi alanında uzmanlaşmak istediğime, staj dönemimle başlayan ve sonrasında sektörün farklı kollarında devam eden iş hayatımdaki farklı deneyimlerim sayesinde karar verdim.“İlk işim, resepsiyon”

Akademik olarak Turizm, Otelcilik ve Turist Rehberliği eğitimi aldığım 4 yıl boyunca mezun olmayı beklemeden, yaz sezonlarında resort tesislerde çalışmaya başlamak bu sektörü kısa süre içerisinde pratikte de deneyimlememe ve daha da tutkuyla öğrenmeme olanak sağladı. Bence zaten bu sektörü diğer sektörlerden farklı kılan yanı da bu. Henüz eğitim hayatınız sırasında eş zamanlı olarak deneyim kazanabiliyor, bu mesleğin gerçekten ideallerinize ve her şeyden önce karakterinize uygun olup olmadığını erkenden analiz edebiliyorsunuz. Ben, resepsiyonist olarak yaptığım ilk staj deneyimimde daha üst pozisyonlardaki profesyonelleri izledikçe, çocuklukta da hayalini kurduğum yöneticilik serüvenimi bu sektörde kariyer yaparak başlatmaya o zamandan karar vermiştim.

Üniversiteden sonraki süreç nasıl devam etti? Sektöre yeni başlayan biri olarak o günlerde nasıl bir yol çizdiniz kendinize?

Her ne kadar otelcilik henüz üniversitenin ilk yıllarında staj dönemim ile birlikte kanıma girmiş olsa da, hayatımda idolüm olan birkaç bilge büyüğüm sayesinde aklıma kazınan birkaç tavsiye vardı. Hepsi; iyi bir yönetici olabilmek için “gelişim odaklı bir birey olmanın ve bu sektörün mutlaka diğer kanatlarını da tecrübe etmenin” beni birçok kişinin bir adım ötesine taşıyacağı konusunda hemfikirdi. Üniversite dönemi ile başlayan bundan sonraki tüm süreç bu tür fırsatları kovalamak ile geçti diyebilirim. Okulu bitirene kadarki süre zarfında temel pratiğimi iyice pekiştirebilmek için ön büro departmanımdaki görevlerime devam ettim ve eş zamanlı olarak hep ilgimi çeken satış ve pazarlama alanlarında da tecrübe kazanabilme fırsatı kovaladım ve yakaladım. İlk günden bugüne kadar ana odak noktam hep mevcudu pekiştirip, eş zamanlı olarak da yeni bir şeyler daha öğrenmek üzerineydi.Resepsiyon deskinden acenteciliğe

Okul bittikten ve otel kanadındaki bu iki önemli branşlarda deneyim kazandıktan sonra elimde turist rehberliği belgem de olduğu için sektöre biraz da, tabir yerindeyse, resepsiyon deskinin diğer tarafından bakmak istedim ve acente kanadını öğrenmeyi arzuladım. Bu tutkum da beni Diana Travel – Thomas Cook ailesiyle buluşturdu. Bu şirketteki 2,5 yılım boyunca yaz dönemlerimde rehberlik yaparak, kış dönemimde ise iş geliştirme kanadında operasyonlara dahil olarak çocukluğumdan beri tanımak istediğim “turist – misafir” kavramını, beklentisini daha net şekilde kavrayabilme fırsatını elde ettim. Sonrasında ise yeniden otelciliğe dönme arzum neticesinde yolculuğuma bu sefer global bir pazarda devam etmek istedim. Çünkü aklıma kazındığı gibi amacım hep farklı olmanın yollarını bulmaktı. Bu tümüyle otelciliğe ara verdiğim yıllarda gelişmiş olabilecek trendleri, yeniden, mümkün olan en hızlı şekilde yakalama arzum ile tetiklenen bir girişimdi. Amerika’nın Florida eyaletinde, çalıştığım dönemin sonlarına doğru Starwood ailesine katılan bir otelde çalışmaya başladım. Otelde eş zamanlı olarak tabi olduğum çapraz eğitimler, yöneticilik üzerine verilen workshoplar hiç kaçırmadığım fırsatlardı.

Ülkeme dönüşümün akabinde satış ve pazarlama alanında yönetici pozisyonu ile Anemon Otelleri ailesine katıldım. Burada geçen 7 yıl meraklı olmamın avantajlarını fazlasıyla yaşadığım, keşfetmeye doyamadığım bir başka verimli ve fırsatlarla dolu bir dönemdi benim için. Çünkü tıpkı bugün de olduğu gibi o gün de işin sırrı yine aynıydı: “Sürekli gelişim ve keşfetme odaklı olmak”. Bu bakış açım sayesinde henüz 26 yaşındayken otel genel müdürlüğü görevini üstlenmem beni elbette daha da tetikledi.

Global otelciliğe dönme arzusuyla “Wyndham”

Sonrasında yeniden global otelciliğe dönme arzum nedeniyle Wyndham ailesi ile tanıştım. İlk 3 yıl boyunca önce franchise kanadındaki genel müdürlük görevim sırasında ekibimle birlikte üzerimize düşeni en iyi şekilde yaparak, örnek başarılara imza atmıştık. Ortak gayemiz hep markanın itibarına katkıda bulunmak, temsil görevini en iyi şekilde yerine getirmekti. Bu odaklanma ve ekibimin de katkısıyla 2016 yılında Wyndham merkez ekibine dahil oldum. Otel tarafında 18 yıllık operasyonel deneyimden sonra kurumsal tarafa geçmek aslında kendimi yeniden keşfetmek ve yeniden inşa etmek, yeni hedefler belirlemek için harika bir fırsattı. O zamanlar operasyonel başarımı kendi alanımda zaten kanıtladığım için yeni zorlukları daha üst pozisyonlarda ve kulvarlarda aramaya başlamıştım. Ve bu harika fırsat beni tam doğru zamanda buldu. Bu rolün en eğlenceli yanı, her yeni yolculukta size yeni insanlarla ve yeni kültürlerle tanışma şansı vermesi. Tanıştığım insanların farklı beklentileri beni her seferinde yeni bir bakış açısı oluşturmaya ve geliştirmeye teşvik ediyor. Bunun yanında tüm bu insanların başarı yolculuğuna katkıda bulunmak ve bu yolda onlara rehberlik etmek de çok özel ve gurur verici bir sorumluluk!

Kritik bir sektör olarak turizm, koronavirüs sebebi ile yine çok zorlu zamanlardan geçiyor. Wyndham Grubu EMEA bölgesinde neler oluyor? Otel grubunun pandemi sonrası Avrupa, Ortadoğu ve Afrika bölgelerindeki hakimiyeti, yatırım ve büyüme planları nedir?

Pandeminin getirdiği tüm zorluklara rağmen, Türkiye’de bulunan 80’in üzerinde otelimizle ülkedeki en büyük uluslararası otel şirketi, aynı zamanda tesis sayısı bazında da dünyanın franchise veren en büyük otel şirketi olma konumlarımızı korumaktan büyük bir gurur duyuyoruz.

Covid-19 sürecinin henüz başlarındayken, misafirlerimizin ve misafirlerini yeniden ağırlamaya hazırlanan otel ortaklarımızın güvenini artırmaya yönelik uzun vadeli çabalarımızın bir parçası olarak, yine uzun vadeli bir hijyen girişimi olan Count on Us’ı (Bize Güvenin) başlattık. Bu girişimin odağında EMEA bölgesi genelindeki otellerimizde geniş bir yelpazedeki sağlık ve güvenlik protokollerinin güçlendirilmesi yer alırken; program, sınıfının en iyisi dezenfektanların otellerimizde düzenli kullanımı, güçlü ve yeni eğitim programları, yönergeler, güvenilir tedarikçiler aracılığıyla kritik öneme sahip temel sağlık malzemelerine kesintisiz erişim gibi uygulamaları da içinde barındırıyor. Aynı zamanda otel ortaklarımızın işletmelerini desteklemek için de çok sayıda proaktif adım attık. Gelir akışını korumaya yönelik en iyi ticari uygulamalar, pazarlama araçları ve bu zorlu zamanlardan geçerken ihtiyaç duyulan kaynakları öne çıkaran bir rehberlik sağladık. İyileşme sürecini desteklemek için hijyen ve operasyonlara dair detaylı yönergelerle birlikte çok sayıda webinar düzenledik, otellerimizle çeşitli duyuru ve yapılacaklar listeleri paylaştık.

“Türkiye pazarı için 5 yeni açılış planlıyoruz”

Bu zorlu zamanlarda Türkiye ve EMEA genelinde büyümeye devam edebilmiş olmamız da bizim için ayrı bir gurur kaynağı. Son olarak, Days Hotel by Wyndham markamızı, Days Hotel by Wyndham İstanbul Maltepe’nin açılışıyla bu yaz Türkiye’ye getirerek ülkede bulunan marka sayımızı 8’e çıkardık. 2021’de buna ek olarak İstanbul, Eskişehir, İzmir ve Şile’de açılışlar yaptık ve yıl sonuna kadar, İstanbul’daki 2’nci Days Hotel by Wyndham otelimiz de dahil olmak üzere Türkiye genelinde 5 otelin daha açılışını yapmayı planlıyoruz.

Nitekim Türkiye kendi hem bölgesinde, hem de dünya genelinde önde gelen turizm ülkelerinden biri ve Wyndham açısından da çok önemli bir büyüme pazarı. Yeni açılışlar yapmaya devam etmemiz, proje stoğumuzun genişlemesi ve yeni markaları pazarla buluşturmayı sürdürmemiz de büyümeye devam ettiğimizi ortaya koyuyor. Bunların hepsini, Wyndham’ın Türkiye’de turizmin geleceğine olan güveninin birer kanıtı olarak görüyoruz.

İstanbul ve Ege, Akdeniz gibi tatil merkezlerine baktığımızda ise bu bölgelerin ziyaretçiler için her zaman cazip olduğunu görüyoruz ve insanlar kendilerini yeniden seyahat etmeye hazır hissettiklerinde bu noktaları yeniden ziyaret etmeye mutlaka başlayacaktır. Rekabetin yoğun olduğu bir bölgede yer alıyoruz, ancak Türkiye aynı zamanda kültürel, tarihi ve doğal zenginlikleriyle her tür ziyaretçiye eşsiz değerler sunan bir ülke. Bu unsurların her biri, Türkiye’nin ziyaretçiler için ideal bir ülke olmasını sağlıyor.“İyileşmeye giden yolda her ülke farklı bir seyir izliyor ve biz de seyahatin bu yeni döneminde yolumuza devam ederken misafirlerimiz, ekip üyelerimiz ve otel ortaklarımızın güvenliği ve sağlığına, onlarla olan güçlü ilişkilerimize odaklanmayı sürdürüyoruz. Özellikle Covid-19’un getirdiği büyük zorlukları göz önünde bulundurduğumuzda, sektörü desteklemek için yerel otoritelerden gelecek her türlü girişimi memnuniyetle karşılıyor ve sıkı şekilde takip ediyoruz.”

Pandemi sonrası turizm sektörü ne şekilde evrildi dersiniz? Yeni nesil etkinliklerde sektörü domine eden yeni trendler neler?

Covid-19, üstesinden gelinmesi gereken yeni zorluklar çıkarmanın yanı sıra, halihazırda gelişen trendleri de hızlandırıp yeniden şekillendirerek seyahat üzerinde çok büyük bir etkiye sahip oldu. Seyahat edenler,  artık hijyen ve güvenlik noktasında her zamankinden daha yüksek beklentilere sahip ve güvenlerini yeniden tesis edeceğine inandıkları, kendilerine güvenli ve hatırda kalacak deneyimler sunacak olan markaları arıyor. Hijyen ve güvenlik, konaklama sektöründe elbette her zaman çok önemli bir rol oynadı; ancak şimdi otelciler, misafirlerinin özellikle bu yönde artan taleplerini karşılamak gayesiyle bu unsurları daha da ön planda tutacak ve vurgulayacak.

Pandemi, küresel seyahat üzerinde, seyahatin çevre ve yerel topluluklar üzerindeki etkisini vurgulayan beklenmedik bir duraklamaya neden oldu. Bundan böyle birçok insanın daha bilinçli bir sürdürülebilirlik anlayışıyla seyahate geri dönmesi ve sürdürülebilirliğe bağlılıklarını proaktif olarak gösteren ve küresel ayak izlerini azaltan markalara ve yerlere aktif olarak ilgi göstermesi bekleniyor. Markaların ise başarılarını devam ettirebilmeleri ve bu tür hizmetlere yönelik artan talepleri karşılayabilmeleri için sağlam ve istikrarlı sürdürülebilirlik planlarını yürürlüğe koyması artık bir zorunluluk haline gelmekte. Hibrit Toplantı Çözümlerimize yönelik talebin pandemi sonrasında da devam etmesini bekliyoruz. Karma toplantılar için kurduğumuz alt yapı, iş toplantılarına ek olarak eğlenceye yönelik olanaklar da ortaya koyıyor. Örneğin geçtiğimiz yıl yılbaşı akşamı Wyndham Grand Istanbul Kalamış’ın toplantı odalarından birinden canlı olarak sanal ortamda verilen konser, insanlara çeşitli sosyal medya platformları üzerinden ulaştı. Bu, eğlenceyi dünyanın her yerine ulaştıran, gerçekten eşsiz bir deneyim oldu.

Salgınla birlikte birçok sektörde dijital dönüşüm hamlelerine tanık olduk. Wyndham Grubu Otelleri, dijital alt yapı olarak sürece ne kadar hazırlıklıydı? Bu alana yapılan teknolojik yatırımları ve uygulamaları daha detaylı anlatır mısınız?

Teknolojinin bizim sektörümüzde pandemiden önce de çok önemli bir rolü vardı ancak Covid-19 ile birlikte kolaylaştırılmış, teması azaltan deneyimlere yönelik talep daha çok arttı ve yeni teknolojilerin benimsenmesi de böylelikle hız kazandı. Misafirler bir otelde ister konaklıyor olsun, ister bir toplantı düzenliyor veya bir etkinliğe katılıyor olsun; akıllarındaki birinci konu hijyen ve güvenlik olurken; temassız ve teknolojik çözümler de misafirlerin güvenini yeniden tesis etmek ve misafirleri çeşitli biçimlerde yeniden ağırlamak için diğer çok önemli araçlar olacaktır.

2020 yılı sonunda sınıfının en iyisi tasarımlarını, kişiselleştirilmiş ve oyunlaştırılmış deneyimlerini ve daha fazlasını bir araya getiren; aynı zamanda kullanıcıların anlık ihtiyaçlarına uyum sağlayarak kullanıcı deneyimini yeniden şekillendiren yeni mobil uygulamamızı kullanıcılarla buluşturduk. Uygulamamızda “Lightning Book” özelliği gibi, ziyaretçilerin konaklayacakları oteli yalnızca üç dokunuşla bulup rezervasyon yapabilmelerini sağlayan yeni özellikler bulunuyor. “In-Stay” modu ise misafirlere konaklamalarına ilişkin detaylar ve bölgede gezilecek yerler gibi kendileri açısından en önemli bilgilerin avuçlarının içinde olmasını sağlıyor. Seyahat ve etkinlik büyüklükleri üzerindeki kısıtlamalar sebebiyle ortaya çıkan hızlı toplantı çözümlerine yönelik talebi karşılamak amacıyla da Hibrit Toplantı Çözümlerimizi de geçtiğimiz yıl hayata geçirdik. Bu girişimimiz canlı yayın ve yerinde katılımın avantajlarını bir araya getiriyor ve Türkiye’deki otellerimizin bazılarında da halihazırda hizmete sunuluyor.Biraz da sizi konuşalım mı? Bize profesyoneldeki ve evdeki Ayça Bilgin Beslen’i nasıl anlatırsınız?

Bu sektörün ruhu karakteristik özelliklerinizle çok ilişkili aslında. Eğlenmeyi, anlatmayı, dinlemeyi, sosyalleşmeyi, detaylarla ilgilenmeyi ve her şeyden önce etrafınızı, yaşadığınız yeri daima daha da güzelleştirmenin yollarını arayan dinamik ve pozitif biriyseniz bu sektör için de doğru birisiniz. O nedenle evde ve işte çok farklı karakterler değilim. Genel karakteristik özelliklerimin doğru mesleği seçmemde bana çok yardımcı olduğunu biliyorum ve bu yüzden işimi hobim gibi görüyorum. Bunun yanında düzenli spor yaparak (yüzme ve gym), bitki yetiştirerek ve piyano dersleri alarak zihnimi ve bedenimi de bu yüksek enerjiye istikrarlı olarak adapte etmeye çalışıyorum.

Ağırlıklı yurt dışı tecrübelere sahip bir yöneticisisiniz. Türkiye’de yöneticilik bakış açısını ve iş yapma şekillerini nasıl yorumlarsınız?

Bana kalırsa global vizyon sahibi olan iyi bir yönetici dünyanın her yerinde, pazar, kültür fark etmeksizin iyi yöneticidir. Bu nedenle zor ya da kolay olma meselesini ülke bazında değerlendirmem zor. Dünyanın her yerinde işvereninizin size güvenmesi için önce o güveni sizin kazanmanız gerekir.  Buradaki hassas nokta, bu sürecin karşılıklı olarak anlayışlı bir şekilde yönetilmesi, beklentilerin açıklıkla dile getirilmesi olabilir. Doğru zamanda düzenli geri bildirimini yapan, aidiyet ve sahiplenme duygusunu taşıyan ve bunu adaletli bir şekilde yansıtan her bir yönetici mutlaka takdir görecektir ve elbette karşılığında da aynı saygın yaklaşımları bekleyecektir. Bu denge sağlandığı sürece ve temel değerlerde de karşılıklı uyum sağlanıyorsa iyi ve uzun vadeli bir iletişim mümkün olacaktır.

Turizm sektöründe kadın olmak üzerine neler söyleyebilirsiniz? Bir kadın olarak sektörde var olmanın artıları, eksileri neler olabilir? Türkiye’de kadın yönetici olmak zor mu?

Sektör genelinde halen daha az sayıda kadın çalışanımız olmasına rağmen, hem Türkiye’de hem de küresel ölçekte turizm sektöründe kadınlar için istihdam fırsatı her yıl büyüme ivmesi göstermeye devam ediyor. Özellikle kadınlar tarafından doldurulan üst düzey pozisyonlarda bir artış gördüğümüz için sektörün halihazırda bu konuda gelişme kaydettiğini gözlemliyorum, ancak önümüzde hala kat etmemiz gereken bir yol var. Kadınların lider olduğu pozisyonlar dahilinde önümüzdeki süreçte olumlu gelişmeler görmeye devam edeceğimize inanıyor, sektördeki bu heyecan verici ve gerekli olan dinamiklerin ben de bir parçası olmayı dört gözle bekliyorum.

“Önceliğim, hayalimin ne olduğundan çok, hayal kurmaya devam edebilmek. Çünkü hayatta hiçbir şey insanın hayal gücü kadar hür değil. Hem özel hem iş hayatımdaki en büyük idealim: ilham almak, ilham verebilmek ve günün sonunda iz bırakabilmek.”Bundan sonrası için planlarınız neler? İş ve kişisel hayalleriniz, idealleriniz var mı?

Aslında hayalimin ne olduğundan çok, hayal kurmaya devam edebilmek benim önceliğim. Çünkü hayatta hiçbir şey insanın hayal gücü kadar hür değil. Düşündükçe, izledikçe, arzu ettikçe ufkunuzu daha da açıyor ve sürekli gelişim, değişim odaklı oluyorsunuz. Bu da üretmenize, etrafınızda iz bırakabilmenize olanak sağlıyor. Benim de hem özel hayatım hem iş hayatımdaki en büyük idealim bu: İlham almak, ilham verebilmek ve günün sonunda iz bırakabilmek.

Önümüzdeki dönemdeki hedefim, gastronomi alanında kişisel gelişim fırsatları yakalayabilmek. Sıcak içeceklerle arası çok iyi olmayan biri olarak, özellikle içecek karıştırma sanatı miksolojinin, son günlerde fazlasıyla ilgimi çekmeye başladığını söyleyebilirim. Mutfakta aslında ağırlıklı olarak yemek için kullanmaya alışık olduğumuz sebze ve meyvelerin içeceğe uygun hale getirilmesi, farklı ve uygun lezzetlerle birlikte misafirlere sunulması, değişik tekniklerin uygulanması ile birlikte alternatif sağlıklı içeceklerin hazırlanmasi konusunda eğitim almak ve bunları evime gelen misafirlerime damak tatlarına uygun şekilde hazırlayarak sunmak istiyorum. Bu karışımların burçlara bağlı olarak kişilik özelliklerine göre de hazırlanabileceğini ve direkt olarak damak zevkine uygun tatlar oluşturulabileceğini duymuştum. Hem astrolojiye hem de gastronomiye olan amatör ilgimi birbirleriyle ilişkilendirme olanağını duymak açıkçası beni çok heyecanlandırdı.

#WyndhamHotelsResortsEMEATürkiyeBölgeDirektörü #AyçaBilginBeslenröportaj #iştekadınröportaj #turizmdekadın #turizm #haticeünalbilenröportaj

İnceleyin

İmzalar atıldı: Gastromasa 2022’de Kiev’de!

Uluslararası Gastromasa Gastronomi Konferansı, Eylül 2022’de gastronominin dev isimlerini Ukrayna’nın başkenti Kiev’de ağırlayacak. Türkiye’de olduğu ...

Bir Yorum

  1. AHMET ALİ BÜYÜKKAPLAMA

    Bu Truzim alanında bende Emkli polis olarak Görev almak istiyorum. Ayça Bilgin BESLEN Hnm efendi sizlerinde yardımıyla bu sektörde görev almak istiyorum Ahmet Ali BÜYÜKKAPLAMA Emkli polis Memuru 38 yıl Emniyet in çeşitli şubelerinde görev yaptım Şu an Emkli polis oldum Muğla Fethiye ilçesinde İkametgah ediyorum 1 evim 1 arabam var sizin sektörünüzde çalışmak istiyorum. Ahmet Ali BÜYÜKKAPLAMA
    Tlfnum 0505 2933648 Saygılarımla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: İçerik izinsiz kopyalanamaz, başka mecralarda kullanılamaz 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserlerini Koruma Kanunu Gereği (Site Telif Hakları) Konusunda Yasal Uyarıyı inceleyebilirsiniz