Anasayfa » Tezer Öner » Tezer Öner: Cilala parlat… Değmesin yağlıboya

Tezer Öner: Cilala parlat… Değmesin yağlıboya

Değerli okurlarımız, 2019 bitti. Bu ne demek? Yılbaşı ve yeni bir yıla ümitle, şevkle, istek ve azimle yelken açıyoruz. Aynı zamanda yılın bu dönemi Türkiye’de turizm sezonunun %70’inin uykuya geçtiği dönem. Şimdi yenileme, renovasyon ve tadilat zamanı…

Lakin bu yenileme ve yenilenme süreci birçok farklı açıdan ele alınabilir. Geçmiş yazılarımdan birinde kafaca ve düşünce yapımızda olması gereken yenilenme ve değişim için yorumlarda bulunmuştum. Dolayısıyla o yazıyı merak edenler dergimizin online ve basılı arşivlerinde bulup okuyabilirler. Bu sefer gerçekten salt işin boya badana cila ve elektronik – mekanik kısmına gireceğim. Çünkü o yazıdan beri bir sene geçti “kafa” olarak ne kadar yenilendiğimiz ortada… Daha da girmeye gerek yok… Kafalarda yapısal reformlar olmadıkça işin bu tarafı zor görünüyor.

Gelelim kelimenin ilk çağrıştırdığı gerçek anlamına… Şu an itibariyla otellerimizin, turistik tesis ve işletmelerin genel olarak bir yenilenmeye ihtiyacı var mı? Bence kesinlikle var. Hatta bu çeşitli rakamlar ve araştırmaların satır aralarından da okunabiliyor. En azından bazı geliştirmelerde bulunmak zorundayız.

Turizmciler, odaları Avrupa’dan ucuza sattı. Yılın ilk 11 ayında yabancı turist sayısı 42.9 milyonu aşarken, 78.2 Euro’luk oda fiyatları ve yüzde 68.2’ye ulaşan doluluklar Avrupa ortalamasının gerisinde kaldı. Sektörün oda başı elde ettiği gelirler yüzde 13.5’lik artışla 53.3 Euro’ya yükseldi. Aynı rakamların Avrupa’daki karşılığına bakıldığında ise sektörün, odaları oldukça ucuza kapattığı ortaya çıkıyor. Ocak-Kasım 2019’da Avrupa’daki destinasyonlarda doluluk ortalaması yüzde 73.2 ile Türkiye ortalamasını aşarken, ortalama oda fiyatı ise 113.7 Euro’ya ulaşarak, Türkiye’ye fark attı. (Sözcü Gazetesi’nden alıntı)

Bu rakamlar bize gene aynı durumu söylemekte… Bence en büyük renovasyon şu “her şey dahil” sistemden vazgeçmek. Bizim gelen misafirden bu doluluk oranıyla çok daha fazla kazanmış olmamız gerekirdi. Neyse gene kafa yapısı ve pazarlama stratejilerine girmeden boya badana kısmına geri dönelim.

Üç yıllık durgunluk sonrası 2018’de yaklaşık %22-25 doluluk oranı artışı ve bunun akabinde 2019’daki son sene bir öncekine göre gelen %13,5 – 15 artış sayesinde artık sektör renovasyon için bütçe ayırabilecek duruma geldi. Bu bütçeye devletin de Turizm ve Kültür Bakanlığı vasıtasıyla çok ciddi bir katkısı var. Sektörde yenileme periyodu genelde 5 yılda bir ara bakım, her 10 yılda bir de ana yenileme olarak gerçekleşir. Özellikle Ege ve İstanbul’da en eski otellerin bulunduğunu varsayarsak durgun dönemi ve bütçenin oluşması için geçen iki seneyi de topladığımızda bazı otellere neredeyse 15 yıldır el sürülmediği görülmekte. Bu nedenle oluşan misafir kaybı veya memnuniyetsizlikler bize negatif enerji olarak yansımaktadır. Sadece Antalya’da 600 bin yatak kapasitesi ve hiç el sürülmemiş 15 yıllık oteller bulunmakta. Dolayısıyla buradaki renovasyon pazarının bütçesi 4 milyar dolar olarak tahmin edilmektedir. Bunun yanı sıra orta düzey bir odanın tam olarak renovasyon maliyeti en az 15 bin doları bulmaktadır. Bu durum turizm sektörü dışındaki boya, yapı ve malzeme, elektronik, otomasyon gibi bir çok diğer sektör ve alt iş kollarını da yakından ilgilendiriyor.

Görüldüğü gibi, oluşan rakamlar ve etkilenen sektörlere baktığımızda turizmin bizim için ne kadar önemli, bu sektördeki yatırımlar ve imajımızın ne derece değerli olduğunu anlamamak mümkün değil. Lokomotif sektör olarak turizmdeki tüm anlayış, pazarlama, yapısal ve teknik renovasyonların acilen ve hızla gerçekleştirilmesi şart. Belki bununla birlikte düşünce ve stratejik pazarlama tekniklerinin de renovasyonu mümkün olur.

Türkiye jeopolitik ve kültürel konumu ile eşsiz niteliklere sahip bir coğrafyada hassas dengelerle ayakta kalmaya çalışan bir ekonomik güç. Bu gücün atardamarlarından biri de turizm. Biz ne kadar beslersek, bu vücudu damarlarımızda bize güç verecek enerjiyi de o kadar çoğaltırız. Her daim genç, dinamik, canlı, hevesli ve heyecanlı kalmayı başarabilmeyi dileyerek, mutlu yıllar ve kazançlı bir 2020 diliyorum.

 

 

 

İnceleyin

Tezer Öner: Ha limon sattın ha turizmi pazarladın, ne farkın var ki?

Değerli okuyucumuz, bu ay ne yazsam diye düşünürken aklımdan tesadüfen öyle bir konu geçti ki, ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: İçerik izinsiz kopyalanamaz, başka mecralarda kullanılamaz 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserlerini Koruma Kanunu Gereği (Site Telif Hakları) Konusunda Yasal Uyarıyı inceleyebilirsiniz