Anasayfa » Cem Polatoğlu » Cem Polatoğlu: Kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla!

Cem Polatoğlu: Kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla!

Biz acenteler tekdüze fabrikasyon mal üreten veya al-sat yapan, parayla para kazanan tüccarlardan değiliz. Ama şimdi meslektaşlarımın %50’si kapılarına kilit vurdular. Onları kaybedersek geri dönüşümü olmaz. Bize bir el, bir destek gerek…

Son yazımda, rehberlerin ne kadar zor yetiştiğini dile getirmiştim. Yazı üzerine bazı acenteci meslektaşlarım arayarak; “Bizler saksıda yetişmiyoruz, bizi de yaz” diyerek sitem ettiler.

Haklılar. Yazalım;

Paran varsa fabrika, hava yolu, al-sat ticaret, market sahibi olma şansın yüksektir. Sen konudan anlamasan da bir bilen sana yeter. Ancak konudan uzak ve sadece para varsa acente sahibi olup, başarılı olma şansın yoktur.

Tabii ki acente kuruluşu için sermaye gerek. Mobilyası, evrakları, kirası, stopajı, ofis, şirket masrafları, muhasebesi, muhtasarı, 6 çeşit vergisi, reklamı, maaşları, TÜRSAB ve Ticaret Odası aidatları, aylık 40 çeşit sabit ödemesi… Kısaca; 4 kişilik ofiste aylık sabit masraf tabanı 30-35.000 ti-el.

Incoming yapıyorsan;

Rehber kökenli olmasan bile yüzeysel de olsa müze ve ören yerlerini, içeriklerini bilmek zorundasın.

Çalıştığın pazar veya pazarların kültürünü, ortak zevklerini, dil veya dillerini bilmen hatta bir müddet orada yaşamış olman en büyük avantajındır.

Müşterilerin konaklayacağı otellerin konum ve özelliklerini,

Yol güzergahını, nereden nereye kaç saatte gidileceğini, güzergahtaki mola yerlerini, tuvaletlerini, alışveriş imkanlarını,

Bütçenize göre en iyi otobüsü, en iyi rehberi, tecrübeli şoförü ve restoranları,

Grubun milliyetine göre restoran, yemek ve içeceklerini ve hatta milliyetlerine göre uyandırma, depar, yemek saatlerini bilip bunlara göre görselliklerle süslü program ve ardından web sitesi, cd vs. hazırlayabilmeli,

Tüm hazırlıkların ardından bir tur için gereken 40’a yakın bileşenin maliyet hesapları çıkartılmalı. Rekabet koşullarını da hesaba katarak fiyatlandırmalar yapmalı,

Ve ardından pazarlamaya hazır olmalı. Seçilen ülkelerde fuarlara katılmalı, yeni partner arayışları için zaman zaman pazar ülkelerde şehir şehir, acente acente dolaşıp yüz yüze görüşmeler yapmalı; broşürler, cd’ler bastırıp o ülkenin sosyal medya ağlarında reklam oluşturmalı.

Ingoing yapıyorsan;

Yukarıdaki tüm şartların yanı sıra ekstrem yurt içi müşterisine hitap etme kabiliyetine, çelik gibi sinir sistemine ve iş güvenliğine sahip olmalısın. Konuyu Erdal Çeri’nin bir sözü ile ilişkilendireyim; incoming rehberliği restoranda 40 müşteriyi 40 sandalyeye oturtma sanatıdır, ingoing rehberliği ise; 40 yolcunun 65 sandalyeye oturacağını ve 2 kişinin “yer kalmadı ayakta kaldım” diyerek ortalığı birbirine katacağını bilmek demektir.

Outgoing yapıyorsan;

Bir turu gerçekleştirmek için gereken şartlara bir de yurt dışı bilgilerini eklemek gerek. Outgoing, diğer segmentlere göre daha risklidir. Aylar önceden uçakların, otellerin, bazı müzelerin hatta otobüs ve yerel rehberlerin ödemelerini yapmalısın. Öngördüğün kişi sayısını tutturamazsan, yatırdığın paranın yanmasını göze almalısın.

Tali acenteler

Operatörlerinin turlarını satan acentelerdir. Müşteri ile yüz yüze gelen onlardır. Kazançları ise ancak kirayı karşılar. En az tur operatörü kadar bilgi sahibi olmak zorundalar. En ufak aksilikte ilk onların başı ağrır.

Bilet acenteleri

“Tek rakibimiz T.H.Y”

Bilet acenteleri diyor ki; “Rakibimiz T.H.Y” Çünkü hava yolları onlardan daha ucuza bilet satabiliyor. Bir biletten kazanacakları 8-10 TL için saatlerce uğraşırlar. İadeler ise dert bonuslarıdır.

MICE acenteleri

Detaylarına girmek bile istemiyorum. Bu işi yapanlar Turcu mu? Matbaa mı? Çantacı, işıkçı, sesci, tabelacı, kostümcü, restoran, reklam ajansı mı anlamadım. Performans sırasında servis yetişsin diye garsonluk yapan, yer gösteren hatta tuvalet temizleyen büyük patron bile gördü bu gözler. En helal para onların galiba.

Netekim azizim. Biz acenteler tekdüze fabrikasyon mal üreten veya al-sat yapan, parayla para kazanan tüccarlardan değiliz. Ama şimdi meslektaşlarımın %50’si kapılarına kilit vurdular. Onları kaybedersek geri dönüşümü olmaz. Bize bir el, bir destek gerek…

Kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla!..

#cempolatoğlu #türsab #türkiyeseyahatacentalarıbirliği #turizmacente #turizm #seyahat

İnceleyin

Cem Polatoglu: “Acente yoksa rehber de yok!”

İlk kokartımı Cağaloğlu’nda Türkiye Milli Gençlik Teşkilatı (TMGT) Çetin Kayra’nın elinden almıştım. 10 yıldan fazla ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: İçerik izinsiz kopyalanamaz, başka mecralarda kullanılamaz 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserlerini Koruma Kanunu Gereği (Site Telif Hakları) Konusunda Yasal Uyarıyı inceleyebilirsiniz