Anasayfa » Tezer Öner » Sezon gelir hoş gelir…

Sezon gelir hoş gelir…

Evet hanımlar beyler sezon kapıya dayandı… Durumlar nedir? Ben huniyi takacağım az kaldı. Şöyle bir olana bitene bakalım zira ortalık karışık…

İngilizleri kaybettik gibi, bu sene ABD, Maldivler, İsrail ve Malta tercih ediliyor. Avrupa Birliği keza bizim aşıyı tanımıyor. Dolayısıyla gitmeyin demezler ama gidene 14 gün karantina uygulayıp pösteki saydırırlar. Ruslar geldi. Antalya’da bir bayram havası… Ruslar bizim gibi tehlikenin üzerine giden cinsten. Yatçıları ufukta gören sahilde SOS ateşleri yakıyor sanki… Kapadokya, Ukrayna’dan direkt uçuşlar için zaten 15 gün önce halay çekiyordu. Ama öyle deli dehşet kafileler falan duymadım henüz.

Pırıl pırıl gençlerimiz işsiz kalacak

Esas bizim başka sorunlarımız var. Turizm sektöründe yabancı çalışan sayısı önce sınırsız olacak diye bir söylenti çıktı. Şimdi ise yapılan açıklamalara bakınca yüzde 10’dan yüzde 20’ye çıkmış deniyor. Yani sayı iki katına çıkacak. Ülkede bol miktarda ucuz iş gücü Suriyeli, Afrikalı, Afgan ve Türki göçmenlerden sağlanacak. Bizim yetişmiş, pırıl pırıl gençlerimiz işsiz kalacak. Bu pek şık olmadı bence.

Zaten restoranlar günah keçisi yapılıp Corona’nın tüm cefası üzerlerine yüklendi. TÜRSAB üyeleri transfer hakkını tam kaybediyorlardı ki, direkten dönerek son dakikada işi kurtardılar. İyi de bu kadar işsiz kalmış, intihar seviyesine gelmiş sektör çalışanlarından daha ne istenir ki? Zaten son zamanlarda tüm inşaat şirketleri bilumum Arap veya benzeri satış temsilcileri ile kadrolarını doldurdular ve gene bizim pırıl pırıl yetişmiş satıcı ve pazarlamacı gençlerimiz işsiz kaldı. Bu yanlış oluyor derken bir de baktık ki turizm sektörüne de benzer serbesti geliyor. Bu hiç iyi olmadı…

Yabancı ve ucuz personel işlerinizi artırmaz!

Yabancı ve ucuz personel işlerinizi artırmaz beyler! Oteli sattıran; hizmeti, yeri, olanakları ve Türkiye’de olmasıdır. Sadece otelde müşteri ilişkileri konusunda belki bir iki personel olması mantıklı olabilir ama ucuz iş gücü maksatlı alımlar aksine bizim servis ve hizmet kalitemizi düşürerek bambaşka sorunlara sebep olacaktır.

Kısa Çalışma Ödeneği uygulaması bitti! Bu 500 bin kişinin yararlandığı ve az buçuk cebine harçlık koyduğu durumun sona ermesi demek. Bir de yabancı çalışan sayısının artırılmasıyla birleşince sektörde çok ciddi çalışan kıyımı yaşanması kaçınılmaz olacak. Bunun bu ülkenin oy veren öz vatandaşlarının hoşuna gideceğini hiç sanmıyorum.

Ayrıca Turizm Bakanlığı’nın yetkilerinin artırılması ilk anda kulağa hoş gelmekle birlikte özellikle yapılaşma, işletme izinleri, sıhhi izinler veya zabıta kontrolü olması gereken işletmelerin ve izinlerin de bakanlığa verilmesi akla birçok soru işaretini de beraberinde getiriyor. Bakanlık ufak tefek, büyük küçük birçok yer ve işletmeye nasıl yetişecek bilmiyorum. Alt yapı kısmı bir yana bu konuda yetişmiş memur eksikliği de hissedilecek. Bu gayri nizami işletme ve çiğnenecek kuralların da artması anlamına gelecek. En azından ilk zamanlarda bu sıkıntının yaşanması kaçınılmaz. Yerel idareler bu anlamda bakanlığın işini çok hafifletiyordu.

İflaslar ve el değiştirmeler başladı

Bu arada çok ciddi iflaslar ve el değiştirmeler de başladı. Sektörden çıkanlar ve ucuza mal kapatıp sektörde büyüyenler bir yana, yabancı istilasına uğramış durumdayız. Elimizde ne var ne yok üç beş kuruşa satılıyor. Çünkü bıkan, ümidini kaybeden veya cesaretini yitiren herkes kaçmaya çalışıyor. Peki bu dönemi böyle atlattık diyelim. 5-10 sene sonra ne yapacağız? Bizim için kısa vadeli çözümler gerekli, evet… Ancak orta ve uzun vadeli projeksiyonlarımızın da olması gerekli. Stratejimizin olmadığını hissetmekle beraber bu konuda kimseden ses çıkmadığını görmek de ayrıca içimi karartıyor.

Tek bulduğumuz çözümün ruhsat ve yatırım izinlerinin bakanlığa verilmesi, cezaların artması ve uygulanması yönünde kararlılık ile yabancı çalışan sayısı olmamalıydı. Ben meclis ve bakanlık iradesinde çok daha yapıcı ve kökten çözümler çıkacağına Sayın Bakanımızın da bir turizmci olması sebebiyle hala inanıyorum.

Yoksa ben bir huni aldım kafama uygun…

Herkese kolaylıklar dilerim…

#tezeröner #turizm #türkiyeturizm #covid19turizmdeğerlendirme #agondanışmanlık

 

İnceleyin

Tezer Öner: Turizmde köprüden önce son çıkış mı desek, alarm düdükleri mi?

Mart ayı da bitti değerli okurlar. Turizm için uyarı sinyalleri mi yoksa alarm düdükleri mi ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: İçerik izinsiz kopyalanamaz, başka mecralarda kullanılamaz 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserlerini Koruma Kanunu Gereği (Site Telif Hakları) Konusunda Yasal Uyarıyı inceleyebilirsiniz