Anasayfa » Tezer Öner » Tezer Öner: Ne vereyim abime? Bol acılı, cep acılı?

Tezer Öner: Ne vereyim abime? Bol acılı, cep acılı?

Her sezon gibi bu sezonu da lahmacun ve şezlong fiyatlarını konuşarak açtık. Çünkü klasik olarak Bodrum biraz da bunun artık bir reklam argümanı olmasına da bakarak lahmacun ve şezlongta tavan ve taban fiyatlarını ilan etti. Ben de bu konuyu üç noktadan incelemeye karar verdim. Konuya sağdan ve soldan yaklaşıp bir de ortadaki gerçeklere bakalım.

Çok güzel bir ölçümleme okudum. Cumhuriyet gazetesi lahmacunun 20 km’de 7 kat fiyat artırdığını keşfetmiş. Merkezde 25 TL (ki bu bile İstanbul’a göre fahiş fiyat) Yalıkavak’ta 55 TL, Göltürkbükü’nde 24 € yani yaklaşık 185 TL. Her fikri savunana hak veriyorum.

Önce sağdan gelelim; lüks bir ihtiyaçtır. Parasal statü sahibi insanlar ayrışma ihtiyaçlarını ve kendi ekosistemi içerisinde var olma gereksinimlerini pahalı ve ultra lüks mekanların varlığıyla giderir. Bu mekanlar da doğal seleksiyon uygulamanın en kolay yolu olarak fiyata abanır. Hiç sorun yok!

Biraz da soldan yaklaşalım; lüks mekanlar olduğu kadar bir bölgede her seviyede gelir grubuna hitap eden yerler de olmalıdır. Ancak bu yerler, kişilerin lüks ihtiyacını giderirken tüm toplumun, özellikle de kıyıların herkesin kullanımına anayasal olarak açıktır ilkesini unutmamalıdır. Yani Bodrum’da ekosistemsel bölgeler oluşması mekanların lüks olmalarının özgürlüğünü koruduğu kadar o bölgede her insanın anayasal haklarına da sahip çıkmalıdır.

Ama bir de ortadaki gerçekler var. Bir sivil toplum örgütü yöneticisi, lüks ihtiyacının doğallığını tanımlarken müşterinin altın fincandan veya o fiyattan alım yapmak isteğinin gerekliliğini anlattı. Sonuna kadar katılıyorum. Ama ben Fransa’da 250 – 300 €’dan yemek yedim hiç bunlar yadırganmıyor deyince buna katılmıyorum. Yeme içme sektöründe standart olmaz dedi ki, ağzım açık izledim. O Fransız restoranları bir defa Michelin Yıldızı diye bir standarda tabi. Ayrıca Avrupa’da çok ciddi ve sert standartlar ayrıca belediye uygulamaları var. Altın bardak tamam da, o kahve o mekanlarda bir süpermarketten alınıp yapılıyorsa olmaz! Merkezdeki lahmacunla Göltürkbükü arasında kıyma, soğan, un, ocak farkı var mı? Yok… Olmaz… Bana o mekan diyor mu ki, ben kıymayı Artvin’de dağ kuzularının döşünden, unu Çankırı’nın yaylalarındaki siyezlerden, soğanı Kapıdağ Yarımadası’nın organik ovalarından getirdim? Demiyor… Olmaz… Bunun ustası 35 yıllık Urfalı falanca usta… Yoo demiyor. Hatta birebir aynı malzeme ve hatta belki de Bodrum Merkez’de çok daha iyi… İşte o zaman bu lüks olmuyor… Buna kriminal argosunda keriz silkelemek deniyor.

İşte buna uymuyoruz. Ben o lahmacuna 185 TL veririm. O klasta malzemeyle yapılır, o klasta ustanın elinden, meşe odunuyla yakılmış fırından tam kıvamında çıkar, beyaz eldivenli garsonla, gümüş tepside şezlonguma gelir, ben şezlongumda organik keten havlularda uzanıp onu yerim. Ben lüks için para harcayacaksam, bana lüks ve o kalitede malzemeyle hizmet yapılmalıdır. Bodrum Merkez ve Göltürkbükü lahmacunlarının ikisinin de maliyeti 8-9 TL ise, ben kendimi keriz gibi hissederim. İşte burada anlaşamıyoruz. Dolayısıyla lahmacunla lüks algısı oluşturmak sadece reklam amaçlı, dedikodu ve gündem oluşturmaya yönelik manipülatif bir aksiyondur. Çünkü kimse Fransız usulü deniztarağı yemeğine yanında içkisiyle 500 TL verdiğinizi konuşmaz. Çünkü zaten normaldir. Onu yapacak şef de özeldir. Dolayısıyla bu hala bizim zenginlik anlayışımızın ve lüks kavramımızın görgüsüzlük ve rakam üzerine kurulu olduğunun bir kanıtı oluyor.

Ee ne demişler? Kıroyum ama para bende… Bu anlayış olduğu sürece biz her sene şezlong ve lahmacun fiyatlarının açılışını merak edip konuşmaya devam edeceğiz. Lakin bu sadece lafügüzaftır. Bu anlayış değişmeden sadece kendi kendimizi konuşuruz. Hiçbir zaman oraya tatile gelip, o lüksü yaşamak isteyecek bir Avrupa zenginini veya aristokratını konuşamayacağız. Çünkü onlar sadece paraya değil; yemeğe, hizmete, ortama, nezihliğe ve kısacası parasının tam karşılığını almaya bakar… İşine de bisikletle gider…

Seneye haziranda lahmacunun en az 350 TL olacağını öngörüyorum. Herkese bol acılı tatiller dilerim.

#tezeröner #agondanışmanlıkvemümessillikhizmetleri #lahmacun #bodrumlahmacun #gastronomi #yemeiçme

 

 

İnceleyin

Tezer Öner: Deprem öldürmez belki ama turizmi süründürür

Klasik laf değil mi? Deprem öldürmez, binalar öldürür… Ama bölgesel bir korku ve kaygı dalgasında ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: İçerik izinsiz kopyalanamaz, başka mecralarda kullanılamaz 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserlerini Koruma Kanunu Gereği (Site Telif Hakları) Konusunda Yasal Uyarıyı inceleyebilirsiniz