Anasayfa » Marka » Metro Türkiye CEO’su Sinem Türüng: “Türk tedarik zinciri çok başarılı bir sınav verdi”

Metro Türkiye CEO’su Sinem Türüng: “Türk tedarik zinciri çok başarılı bir sınav verdi”

Röportaj: Hatice Ünal Bilen

Globalde ve Türkiye’de Horeca sektörünün bir numaralı iş ortağı olma hedefiyle çalışmalarına devam eden Metro Türkiye, zorlu pandemi döneminde de hız kesmedi. Küresel salgında işletmelerin yanında yer alarak birçok adım ve aksiyonla sektörü desteklemeyi sürdürdüklerini belirten Metro Türkiye CEO’su Sinem Türüng ile gıda perakende zincirinin salgın sonrası performansını ve yeni rotasını konuştuk.

Metro Türkiye 2020 yılına nasıl başladı? Türkiye ve globalde büyüme planlarınız neydi? Pandemi ile birlikte bu planları ne şekilde revize ettiniz? 

Hem globalde hem de Türkiye’de Horeca sektörünün bir numaralı iş ortağı olma hedefiyle çalışmalarımıza devam ediyoruz. Pandemi, dünya çapında birçok sektörü olduğu gibi perakende ve Horeca sektörünü de yakından etkiledi. Metro Türkiye olarak biz de 2020 için yaptığımız planları, tüm sektörler, hatta dünya ile birlikte pandemi etkisiyle revize ettik. Bu noktada sektörümüzün, Horeca’nın ve bireysel tüketicilerimizin ihtiyaçlarını çok daha hızlı şekilde yanıt verecek şekilde yol haritamızı yeniden şekillendirdik. Pandemi süresince ortaya çıkan farklı ihtiyaçlar doğrultusunda; 34 ülkede faaliyet gösteren bir iş ağına sahip olmamızın sağladığı avantaj ve global bilgi birikimimizle çalışmaya devam edeceğiz.

Türkiye’de sektör pandemiyle birlikte nasıl bir değişim sürecine girdi? İşletmeler salgından nasıl etkilendi? Tüketici davranışları ne yönde değişti?

Türkiye’de ev dışında yeme-içme sektörü, 2019 yılında iyimser bir portre çizerek yılsonunda 19 milyar doların hemen altında bir büyüklüğe ve toplamda 110 milyar dolar gibi yüksek bir değere ulaştı. Ancak yapılan araştırmalara göre pandemi sürecinde Türkiye’de Horeca’nın yüzde 80’i, sezon otellerinin de yüzde 95’i kapanmak durumunda kalmıştı. Normalleşme planı kapsamında 1 Haziran itibarıyla birçok işletme kapılarını tekrar açsa da pandemi döneminden öncelikli olarak etkilenen sektör yeme-içme sektörü oldu.

Tüketiciler tarafında ise, araştırma şirketi Nielsen’e bir tüketici araştırması yaptırdık. Rapora göre otel ziyaretlerinde en çok önem verilen konuların başında %69 ile temizlik gelirken tüketicilerin restoranlarda en dikkat ettiği uygulama ise  %70 ile mesafeli oturma düzeni oldu. Tüketicilerin, pandemi döneminde küçük işletmelere olan güvenini sürdürdüğünü gösteren araştırmaya göre, küçük işletmelerin de içerisinde yer aldığı orta fiyat aralığındaki restoranların tercih edilme oranı %65, zincir restoranların ise %67 oldu. Ayrıca tüketicilerin restoranları tercih ederken sosyal medya hesaplarına bakma oranı yüzde 26’dan yüzde 33’e yükselirken, web sitelerine bakılma oranı ise yüzde 24’ten yüzde 29’a çıktı. Bunun dışında Nielsen’in yaptığı bir başka araştırmada da yüzde 54 olan yerli ürün tercih etme oranı pandemi ile birlikte yüzde 76’ya çıktı. Yani hijyen ve mesafe önlemlerinin yanı sıra yerel ürünlerin tüketilmesi eğiliminde de artış var.

Bu dönemde işletmeleri desteklemek adına ne gibi çalışmalar içindesiniz? İşletmelere ve çalışanlarına sunduğunuz ürünler ve çözümler neler?

Pandemi döneminde de işletmelerin yanında yer alarak birçok adım ve aksiyonla sektördeki müşterilerimizi destekledik. “Küçük İşletmem İçin” hareketini başlattık ve 1.500 işletmeye 5.000 TL değerinde toplamda 8 milyon TL ürün ve servis desteği sağladık. “Mutfağa Dönüş” sürecinde de işletmelere finansal konularda destekler sunduk. Gastronometro web sitesi üzerinden pandemi ile mücadele kapsamında kılavuzlar paylaştık ve Kovid-19’la mücadelede hijyen eğitim modülü düzenledik. Bu eğitimler sonucunda 30 bini aşkın sektör profesyoneline Gıda Güvenliği Derneği onaylı sertifikalar verdik. Sektörü buluşturan “Mutfağa Dönüşte Horeca’nın Yeni Normali” e-zirvesini düzenledik. Kendi İşim Günü’nde Metro Türkiye’nin 4.200 çalışanı küçük işletmelerde 750,000 TL’yi aşan harcama yaparak yerli ekonomiye destek oldu. Nielsen’e bir tüketici araştırması yaptırdık ve sonuçlarını otel ve restoranlar ile paylaşarak onlara rehberlik etmeyi hedefledik. İşletmelerin profesyonel dezenfeksiyon hizmetini çok daha uygun bir fiyata almaları için de özel bir anlaşmaya imza attık. Ayrıca, restoranların Güvenli Turizm Belgesi alabilmeleri için yol gösterici bir kılavuz hazırladık. Gıda Güvenliği Derneği’nin hazırladığı Tedarik Zincirinde Güven Rehberi’ne katkı sunduk. Son olarak pandemi sebebiyle alınan yeni önlemlere istinaden yeme içme sektöründeki işletmelerin paket servis ve gel-al hizmeti için yeni ürünlerimizi rafa koyarak onlara özel çözümler geliştirdik.

Tüm bu kriz sürecini yönetirken sektörü domine eden bir yapı olarak odaklandığınız temel konular neler oldu? Bu zorlu dönemde şirketler için en kritik konu neydi? Siz nasıl bir yol haritası çizdiniz?

İlk sokağa çıkma yasaklarının açıklandığı gece, kriz yönetimi ekibimiz ile hızlıca bir araya geldik, süreci değerlendirdik ve bir yol haritası çizdik. 34 ülkede faaliyet gösteren bir iş ağına sahip olmamızın sağladığı avantajı, stok ve tedarik konusunda da son derece güçlü bir şekilde kullandık. Türkiye’deki ilk açıklamalardan sonra taleplerin artacağını düşünerek müşterilerimizi zor durumda bırakmamak için özellikle temel gıda ve hijyen ürünlerinde stoklarımızı artırdık ve bu kritik ürünler için düzenli stok kontrolleri yapmaya başladık.  Bu noktada tüm Metro Türkiye çalışanlarının özverili çalışması, stok ve tedarik planlamalarımızın kusursuz şekilde işlemesini sağladı. Ayrıca mağaza içinde aldığımız hijyen ve dezenfeksiyon önlemlerini artırırken hem Horeca hem de bireysel müşteri için çalışmalarımızı pandemi koşulları doğrultusunda şekillendirdik.

Kriz politikalarına baktığınızda Türkiye’nin karnesini nasıl değerlendiriyorsunuz? Sektör paralelinde işletmeler ve markalar pandemi sınavını geçebildi mi?

Özellikle sürecin ilk günlerindeki panik hali, sokağa çıkma yasaklarının başlamasıyla birlikte tüketicilerde de stok yapma ve ihtiyacı olandan fazla ürün alma davranışlarını beraberinde getirdi. Bu durum gıda perakendecisi olarak tüm mağazalarımızda yoğunluklara sebep oldu. Ancak Avrupa’da gördüğümüz boş raf örneklerine Türkiye’de çok rastlamadık. Burada gururla söyleyebilirim ki, Türk tedarik zinciri çok başarılı bir sınav verdi.

Global pandemi dijitalleşme sürecinizi ne kadar ve nasıl hızlandırdı? Salgının bağlı bulunduğunuz sektöre sunduğu fırsatlar neler?

Dijitalleşmeyi ‘Operasyonlarımızın Dijitalleşmesi’, ‘Dijital Alışveriş Deneyimi’ ve ‘Horeca’nın dijitalleşmesi’ şeklinde üç başlıkta ele alıyor ve çözüm geliştiriyoruz. Pandemi bu üç başlıkta kalıcı olacak bazı değişimleri meydana getirdi. Salgınla birlikte hijyen ve sosyal mesafe konusunda artan hassasiyetin de etkisiyle Horeca tarafında QR kod, online ödeme ve rezervasyon gibi dijital çözümlere talep arttı. Biz de Hospitality Digital platformumuz üzerinden de Horeca müşterilerimize en uygun çözümleri sunuyoruz. Ücretsiz web ve rezervasyon hizmeti, POS Satış Otomasyon sistemi, Dijital Menü gibi birçok çözümümüz ile müşterilerimizin kesintisiz bir şekilde çalışmalarını mümkün kılarak verimliliklerini artırarak misafirlerine temassız çözümler sunmalarına destek oluyoruz. Çok yeni, çok hızlı, kişiye özel ve sürekli gelişen bir dijital çözüm sunma çağındayız. Bunun için hem kendi operasyonlarımızı dijitalleştiriyor hem de müşterilerine en uygun dijital alışveriş deneyimini sunmaya çalışıyoruz. Son olarak altı mağazada hayata geçirdiğimiz Metro Fast çözümümüz ile müşterilerimize mağaza içinde temassız ve hızlı bir alışveriş deneyimi sunuyoruz.

Salgının yoğun etkilerini gösterdiği bu son çeyrek için düşünceleriniz, bir sonraki yıla ilişkin tahminleriniz neler olur? Pandemi sonrası sektörü neler bekliyor?

Hijyen uygulamalarının ve dijital çözümlere yönelik talebin hem perakende dünyasına hem de Horeca’ya kalıcı değişimler getirmeyi sürdüreceğini düşünüyorum. Çünkü bu süreç, dijitalleşmenin hem güvenli hizmet sunma hem de faaliyetleri kesintisiz devam ettirme noktasında ne denli hayati öneme sahip olduğunu gözler önüne serdi. Ayrıca tedarik zinciri ve stok yönetimindeki operasyonların 7/24 sürdürülebilir olması da sektörün önem vereceği diğer bir konu olmaya devam edecektir.

#metrotürkiye #sinemmtürünröportaj #metro #horeca #evdışıtüketim #covid19

İnceleyin

Şöhret Pakiş: “Pandemide zorlukları fırsata çevirmeye odaklandık”

“Bugün ve gelecek iki önemli küresel gelişmeyi işaret ediyor: A’dan Z’ye tüm ihtiyaçlara tek elden ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: İçerik izinsiz kopyalanamaz, başka mecralarda kullanılamaz 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserlerini Koruma Kanunu Gereği (Site Telif Hakları) Konusunda Yasal Uyarıyı inceleyebilirsiniz